"تدّعي" - Traduction Arabe en Turc

    • iddia ediyor
        
    • rolü
        
    • rol
        
    • söylediği
        
    • iddiasına
        
    • Söylediğin
        
    • iddia eden
        
    • gibi davranma
        
    • iddia ettiğin
        
    • söylüyor
        
    • davranıyorsun
        
    • söylüyorsun
        
    • iddia ettiği
        
    • iddia ettiğiniz
        
    • mi kaytarıyorsun
        
    Çünkü görünmeyen bir şey, bir ruh, tarafından tecavüze uğradığını iddia ediyor. Open Subtitles لأن تدّعي بأنها تكون مغتصبة بكيان مخفي، روح أن تكون.
    Annelik haklarına son veren hiçbir uyarı almadığını iddia ediyor. Open Subtitles إنها تدّعي عدم وصول أي إشعار إليها لإنهاء حقوقها الأبوية ليس ذلك ممكناً
    Onların fikri... size verilen işlerden kaçmak için deli rolü yaptığınız. Open Subtitles انهم يظنون انك تدّعي الجنون كي لا تقوم بالأشغال المفروضة عليك
    Eğer birini tanıdığınızı sanıyorsanız, siz de rol yaparsınız. Doktorların kafanıza bakmaları için rol yaparsınız. Open Subtitles لو ظننت بأن عليك أن تعرف شخص ما، تدّعي ذلك
    O gelmeden önce gitmek zorundayız. O söylediği kişi değil. Open Subtitles علينا الرحيل قبل عودتها فهي ليست مَنْ تدّعي
    Sarah'nın iddiasına göre ise çocuk babası Andy gibi... beyaz ve kıllı olacak. Open Subtitles و ساره تدّعي أن هذا الطفل سيخرُج أبيضاً و كثيف الشعر مِثلَ والدهِ آندي
    Söylediğin listeyi nasıl elde ettin ? Open Subtitles هكذا حصلت عليه هذه القائمة التي تدّعي أن يكون عندها؟
    Patron, yerel polis dışarıda kurbanın doktoru olduğunu iddia eden bir kadın olduğunu söylüyor. Open Subtitles أيها الرئيس، رجال الشرطة المحليين يقولون أن هناك إمرأة بالخارج تدّعي أنها طبيبة الضحية.
    Neden söz ettiğimi bilmiyormuş gibi davranma. Open Subtitles لا تدّعي بأنّك لا تعرف ما الذي أتحدّث عنه
    Sen yürü de şu numarayı yap! Olduğunu iddia ettiğin kişi değilsen, o başka. Open Subtitles فقط اذهب وقم بالعرض البهلواني، إلا إذا كنت تدّعي غير ما أنت عليه
    Dr Jackson'ın bir yıl önce yaşadığı gibi, başka bir alternatif evrenden geldiğini iddia ediyor. Open Subtitles تدّعي أنها سافرت من كون بديل في نفس إسلوب دّكتور جاكسون الذي واجه قبل سنة
    Ve çalışırken boşaldığını iddia ediyor. Open Subtitles تُريدُ التَخَلُّص من ديونِها و تدّعي بإِنَّهَا تَقْذفُ
    Soluğu kesildiğinde kocasının kendini daha iyi hissettiğini iddia ediyor. Open Subtitles إنّها تدّعي أنّ حالهُ تحسّن منذُ توقّف تنفّسها إنّه تأثيرُ العقلِ على الجسد
    Dışarıdan yardım aldıklarını iddia ediyor. Olayın içinde Rusların da olduğunu. Open Subtitles إنها تدّعي أنّ لديها معلومة مفادها أنّ الروس متورطون
    Sheila onu üçlü sekse davet ettiğini iddia ediyor. Open Subtitles شيلا تدّعي أنك إقترحت عليها جِنساً ثُلاثياً
    Karisi Janjaweed'in hiçbirsey yapmadigini iddia ediyor. Open Subtitles الزوجة تدّعي بأنّه ما كان لديّه علاقة بالجنجويد
    Onların fikri... size verilen işlerden kaçmak için deli rolü yaptığınız. Open Subtitles انهم يظنون انك تدّعي الجنون كي لا تقوم بالأشغال المفروضة عليك
    Benim için bir rol yapmanı istiyorum. Open Subtitles أريد منك أن تلعب هذا الدور، فقط عليك أن تدّعي.
    söylediği şeyleri ona yapan kişiyi öldürürdüm. Open Subtitles أنا أقتل... أيواحد... الذيعمل الأشياء إليها بأنّها تدّعي.
    Bu dosyanın iddiasına göre, Open Subtitles هذه الوثيقة تدّعي أنّه: "{\fnsegoe UI semibold\fs25}{\pos(110,200)\fs25}تشرين الأوّل 2011 "(1)
    Söylediğin gibi CIA'e yardım etmek istiyorsan Richter'in haritasını almamıza yardım edecek her bilgiyi verirsin. Open Subtitles إذا تريد المساعدة وكالة المخابرات المركزية، كما تدّعي إلى، أنت ستعطينا أيّ معلومات عندك الذي سيسهّل تحسّن خريطة ريتشتر.
    Ne okursan oku, zararsız olduklarını iddia eden kaç araştırma olursa olsun, tersini söyleyen daha iyi araştırmalar gösterebilirim. Open Subtitles لا يهمُ مالذي تقرأه، العديد من الدراسات تقول أنها غيرُ مؤذية، ويمكنني أن أريك دراسات تدّعي العكس تماماً،
    Aranızda bir şey yokmuş gibi davranma. Open Subtitles لا تدّعي أنه لا يوجد أي شيء بينمكا أنتما الاثنان أنا أعيش معه،
    Senin de iddia ettiğin gibi göğüs kasların vücut ağırlığını kolayca kaldıracaktır. Open Subtitles لإنّ، كما تدّعي فهمه، العضلات الصدريّة يمكنها تحمّل وزنك بسهولة.
    - Ablası ona notu verdiğini mi söylüyor. - Evet, öyle söylüyor. Open Subtitles أختها تقول أنّها أعطتها الملاحظة - أجل، تدّعي أنّها فعلت ذلك -
    Beni dava etmek istediğini iddia ediyorsun. Ve para istiyormuş gibi davranıyorsun. Open Subtitles تدّعي انك تريد مقاضاتي وتتظاهر انك تريد ان يدفع لك
    Haydi ama hekimimizin büyükbabasının bir yalancı olduğunu mu söylüyorsun? Open Subtitles تعال هل تدّعي بأنّ جرّاح جدّنا بأن يكون كاذباً؟
    Nicole'ün çalıştığını iddia ettiği şirket. Pordenone davasına onlar bakmamış. Open Subtitles شركة التأمينات, تدّعي نيكول أنها تعمل لديهم. تبين أنهم لم يتناولوا قضية البوردينوني.
    Şimdi de Batı rafında sizin olduğunu iddia ettiğiniz yerleşim yeriniz var. Open Subtitles أنت حتى لديك مستوطنات على الرف الغربي الذي تدّعي أنّه ملكك.
    Bir iş üstünde misin yoksa işten mi kaytarıyorsun Fusco? Open Subtitles -أتعمل قضيّة أمْ أنّك تدّعي المرض يا (فوسكو)؟

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus