| Dinle aşağıya iniyorum, eğer bana eşlik etmek istersen sevinirim. | Open Subtitles | حسناً، سأنزل للأسفل إذا وددتِ أن ترافقيني, فمرحباً بكِ. |
| Bayan Moore, soğutma tünellerinde bana eşlik etmek ister misiniz? | Open Subtitles | السيدة موور، ما رأيكِ أن ترافقيني إلى أنفاق التبريد ؟ |
| Madem geldin, listedeki diğer aktara gitmemde bana eşlik edebilirsin. | Open Subtitles | بما أنّك هنا، يمكن أن ترافقيني للعشاب التالي على لائحتي. |
| Benimle gelmeni istiyorum. Benimle evlenmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدكِ أن ترافقيني أريدكِ أن تقبلي الزواج بي |
| LA galasına benimle gelmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدكِ أن ترافقيني في الإفتتاحية |
| Hayır.Bana göre yaptığın, seni benimle gelmen için ... ayarttığımı düşünmemi düşündürtmen. | Open Subtitles | كلاّ، لا أعتقد هذا، أعتقد بأنكِ تلاعبتِ بي كي أعتقد بأنني تلاعبتُ بكِ كي ترافقيني |
| Neden benimle ve benim yeni kraliyet gözetmenimle birlikte bu akşam ki kalp balosuna gelmiyorsun? | Open Subtitles | لمَ لا ترافقيني أنا والمهتمة بشؤوني الملكية... إلى الحفلة القلبيّة الليلة؟ |
| Orada konuğum olarak bana eşlik etmenizden onur duyarım. | Open Subtitles | و سيكون الشرف لي أن ترافقيني هناك كرفيقتي |
| Yarın erken saatte, Bayan Lemon, ...Matmazel Barrowby'i ziyaretimde bana eşlik edeceksiniz. | Open Subtitles | أريدكِ أن ترافقيني لزيارة الآنسة "أميليا باروبي" |
| Bana sıradaki salona kadar eşlik eder misiniz? | Open Subtitles | هل ترافقيني إلى المعرض التالي؟ |
| Aslında, bana Sandals Jamaika'ya tatil için eşlik etmeni istiyorum. | Open Subtitles | كثيراً, في الواقع, أود أن ترافقيني " على رحلة إلى فندق " الصنادل ", " جامايكا |
| Bana yürüyüşte eşlik edersiniz diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | كنت أمل منكِ ان ترافقيني نتمشى |
| Senin de bana eşlik etmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدكِ أن ترافقيني. |
| Benimle bir yere gelmeni umuyordum. | Open Subtitles | أنا آمل أيضاً أن ترافقيني الى مكان ما |
| Bugün benimle bir görüşmeye gelmeni istiyorum. | Open Subtitles | أرغب أن ترافقيني إلى إجتماع اليوم |
| Benimle gelmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريد منك أن ترافقيني. |
| - Haftaya benimle APA Konferansına gelmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريد منكِ أن ترافقيني إلى مؤتمر(ابي بي ايه) الأسبوع القادم |
| Tam da bu yüzden benimle gelmen gerekiyor. | Open Subtitles | هذا بالطبع السبب الذي سيجعلُك أن ترافقيني |
| Baloya benimle gelmen gerekiyordu. | Open Subtitles | كان من المفترض أن ترافقيني لحفل التخرج. |
| Sen gelmiyorsun. | Open Subtitles | لن ترافقيني |
| Maaş bordrosu yan tarafta. gelsene benimle. | Open Subtitles | أجرة الموظفين في المكتب المجاور لما لا ترافقيني إلى هناك؟ |