| Burada büyüdüler, o yüzden bu tür şeylere alışkındırlar. | Open Subtitles | لقد ترعرعا هنا لذا هما معتادان على هذه الامور |
| Dolan ile beraber büyüdüler. | Open Subtitles | لقد ترعرعا معاً. |
| O ve oğlum Abkhazia'daki savaş sırasında beraber büyüdüler. | Open Subtitles | هُو وابني ترعرعا معاً في (أبخازيا) خلال فترة الحرب. |
| Hayır. Farklı eyaletlerde büyümüşler. | Open Subtitles | لا لقد ترعرعا في ولايتين مختلفتين |
| Flatbush'ta aynı mahallede büyümüşler. | Open Subtitles | لقد ترعرعا في نفس الشارع بـ(فلاتبوش). |
| Beraber büyümüşler. | Open Subtitles | ترعرعا معاً |