| Jean öldürmedi. Benim tanıdığım Jean, hala orada. | Open Subtitles | انها لم تكن جين ان جين التي اعرفها لا تزال موجودة هناك |
| Bara gidip hala orada olup olmadığına bakacağım. | Open Subtitles | سأذهب إلى الحانة لأرى إن كانت ما تزال موجودة هناك. |
| Robotun hâlâ orada olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا نعلم إن كانت وحدة الإستطلاع لا تزال موجودة |
| hâlâ burada olduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أنها ما تزال موجودة هنا. |
| Freon tankları hâlâ orada mı bilmem gerek. | Open Subtitles | أريد أن أعرف إذا كان حاويات الفريون لا تزال موجودة. |
| Bu geminin hâlâ var olduğunun aklımın ucundan bile geçmemesi şöyle dursun, geri dönüş yolunu kendi bulabilir. | Open Subtitles | حتى أنه لم يخطر قط لي أن هذه السفينة لا تزال موجودة , ناهيك عن أنها يمكن أن تجد طريق عودتها. |
| "O hala burada mı? Ben hala o kız mıyım?" | Open Subtitles | "هل لا تزال موجودة في لي؟" |
| Uçak hala orada mı? | Open Subtitles | هل الطائرة ما تزال موجودة ؟ |
| hala orada olduğunu umalım. | Open Subtitles | يا ليتها ما تزال موجودة هنا. |
| Büyük bir yığın ve hala orada. | Open Subtitles | كتلة ضخمة، وما تزال موجودة |
| Son altı aydır ona yüklediğin tüm kişilikler hâlâ orada. | Open Subtitles | كل الشخصيات المدمغة بها خلال الست أشهر الماضية لا تزال موجودة |
| Gözlerinde bunu gördüm. hâlâ orada bir yerde. | Open Subtitles | رأيت المشاعر في عينيها، إنّها ما تزال موجودة. |
| - Hayır. - Demek ki sorunlar hâlâ burada. | Open Subtitles | . مما يعني ان الإضطرابات لا تزال موجودة |
| Damon ve Stefan da sevdikleri kızın hâlâ burada bir yerlerde olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | (دايمُن) و(ستيفان) ما يزالا يظنّان أن الفتاة التي أحبّاها ما تزال موجودة أيضًا |
| Araba hâlâ burada, ama o... | Open Subtitles | السيارة لا تزال موجودة هنا ...لكن هي |
| Eve dönüp kız orada mı diye bakalım. | Open Subtitles | نعد للمنزل، لنرى إن كانت لا تزال موجودة. نعم! |
| Büyülü Ormanın hâlâ var olduğunu herkesin öğrenmesi. | Open Subtitles | أنْ يعرف الجميع أنّ الغابة المسحورة ما تزال موجودة |