| Özgür kaldığın an neden beni çağırmadın? | Open Subtitles | لم لم تستدعيني في اللحظة التي تحررت فيها؟ |
| Ama beni buraya tebrik etmek için çağırmadın. | Open Subtitles | ولكنكِ لم تستدعيني هنا من أجل أن تباركيلي |
| Hey, neden cerrahi danışma için bana çağrı bırakmadın? | Open Subtitles | لماذا لم تستدعيني على جهازي بشأن تلك الاستشارة الجراحية؟ |
| Beni o yüzden mi buraya çağırdın? Bilmeceler sormak için mi? | Open Subtitles | أنتَ تستدعيني إلى هُنا كي تُخبرني بالألغاز؟ |
| Beni ofisine yardım etmem için çağırıyor, ve sadece bana ağlıyorsun. | Open Subtitles | تستدعيني إلى مكتبكِ تبكين لطلب المساعدة |
| Beni tanışmak için çağırıyorsunuz? | Open Subtitles | أن تستدعيني هنا لتعارف؟ |
| Daha doğru düzgün savunma yapmadın. Daha beni tanık olarak çağırmadın bile. | Open Subtitles | لم تنهِ القضية بعد ولم تستدعيني كشاهدة بعد |
| Beni buraya çağırmadın mı? | Open Subtitles | الم تستدعيني لهنا؟ |
| Neden daha önce çağırmadın beni? | Open Subtitles | لماذا لم تستدعيني بوقت أبكر؟ |
| Ayrıca, beni Evan için pazarlık etmeye çağırmadın. | Open Subtitles | بجانب ، أنك لم تستدعيني من أجل (إيفان) |
| Kapıdan çıkar çıkmaz, sana çağrı gelecek, bana haber vereceksin. | Open Subtitles | بمجرد خروجها سيتم استدعائك، ثم تستدعيني |
| Jordan'a bakan hemşirenin, uyanır uyanmaz bana çağrı bırakmasını sağlar mısın? | Open Subtitles | هل تسمحين للممرضة التي تغطي حالة "جوردن" أن تستدعيني في حين استيقظت؟ -بالتأكيد . |
| - Bailey çağrı attı. | Open Subtitles | بايلي تستدعيني |
| Beni ayartmak için mi çağırdın? | Open Subtitles | تستدعيني الي هنا لتغويني؟ |
| Beni Chester'i uyandırmam için çağırdın ve erkek arkadaşınla konuşmamı istiyorsun. | Open Subtitles | ماذا ؟ أنت تستدعيني لأُيقِظَ (تشيستر) و الآن تريدينني أن أتحدّث مع حبيبك |
| Şimdi de geri çağırıyor. | Open Subtitles | والآن فهي تستدعيني من جديد. |
| - beni çağırıyor... | Open Subtitles | إنها تستدعيني |