| Ona yüz metre yaklaşınca beni uyaracak bir uygulama yazdım. | Open Subtitles | لقد صمّمتُ تطبيقًا يُنذرني إن تعدّيتُ حاجز 100 متر عنها. |
| Var. Cayla'yla oynamak için tüm özelliklerine erişim sağlayan bir uygulama indirmeniz gerekiyor. | TED | حتى تلعب مع كايلا، لا بد وأن تحمل تطبيقًا يساعدك على الوصول إلى جميع ميزاتها. |
| Endişelenmenizi önleyecek bir uygulama hiçbir zaman geliştirilemeyecek. | Open Subtitles | فهم لن يبتكروا تطبيقًا يجعلكم تكفون عن القلق |
| Eğer insanlardan telefonlarında daha az vakit geçirmeleri için başka bir uygulama indirmelerini istemem ironik geliyorsa: evet, insanlarla oldukları yerde buluşmalısınız. | TED | إذا ظننتم أن الأمر سخرية لأننا نطلب من الناس أن يحمّلوا تطبيقًا آخر ليقللوا من مدة جلوسهم على هواتفهم: فنعم إنه كذلك، لكن لا بد أن تستمعوا لهؤلاء الناس |
| İnovasyon yarışmasına başka bir uygulama gönderdik bile. | Open Subtitles | قدمنا تطبيقًا مختلفًا لتحدي الابتكار |
| Bu bir uygulama değil. | TED | إنه ليس تطبيقًا. |
| Jackson'ın izini sürecek bir uygulama yüklüyorum. | Open Subtitles | -أثبّت تطبيقًا لتعقب (جاكسون ) |
| Hayır, bir uygulama yapıyorum. Şöyle... | Open Subtitles | - كلا، أنا أبتكر تطبيقًا. |