| Demek istiyorum ki, siz çocukların çabaladığınızı biliyorum, ama ben bu işin en iyisi tarafından işkence gördüm. | Open Subtitles | أقصد أني أعرف أنكم تحاولون .. لكن لكني تعذبت من قبل الأفضل منكم |
| Annene öldüresiye işkence yaptılar ama son darbeyi ben vurdum. | Open Subtitles | لقد تعذبت أمّك لساعات طويلة في ذلك اليوم. لكن في النهائية أنا الذي قتلتها. |
| Okulda konuşamamak büyük bir eziyet. Gerçek bir işkence. | Open Subtitles | تعذبت كثيراً لأننا لم نعد نتكلم معاً في المدرسة. |
| Tam bir işkenceydi. O hatayı bir daha asla yapmayacağım. | Open Subtitles | وقد تعذبت ,لذا لن أقدم على هكذا خطاً مجدداً. |
| Son aylar benim için bir işkenceydi. Rosings'e sizi görmek için geldim. | Open Subtitles | تعذبت الشهور الأخيرة كثيراً جئت إلى (روزينجز) فقط حتى لأراكِ |
| O zaman, onların da kızım gibi acı çekmelerini sağla. | Open Subtitles | ليتعذبوا اذا كما تعذبت هى |
| O zaman, onların da kızım gibi acı çekmelerini sağla. | Open Subtitles | ليتعذبوا اذا كما تعذبت هي |
| - Sultanlar'da oynamak için para almadım! | Open Subtitles | -ماذا تقصد لقد تعذبت |
| Zihinsel ve psikolojik olarak işkence edilmiş olmalı. | Open Subtitles | يبدو أنها تعذبت كثيرا جسديا و عقليا |
| Ben açığa çıkarmadan önce iki gün bana işkence ettiler. | Open Subtitles | لقد تعذبت ليومين قبل ان اخبر احد |
| Herkes, bana işkence edildiğini söyleyip duruyor. | Open Subtitles | الجميع يخبرني انني قد تعذبت |
| Herkes, bana işkence edildiğini söyleyip duruyor. | Open Subtitles | الجميع يخبرني انني قد تعذبت |
| Aile... Maddox tarafından işkence görüyordu. | Open Subtitles | تعذبت عائلتي على يد مادوكس |
| Son aylar benim için bir işkenceydi. Rosings'e sizi görmek için geldim. | Open Subtitles | تعذبت الشهور الأخيرة كثيراً جئت إلى (روزينجز) فقط حتى لأراكِ |
| - Sultanlar'da oynamak için para almadım! | Open Subtitles | -ماذا تقصد لقد تعذبت |