| Kardeşimsin... ve amca olucağını bilmek istersin diye düşündüm. | Open Subtitles | حسناً، أنت أخي... وأعتقد بإنه يجب أن تعلم بأنّك ستصبح عماً |
| İstediğin şey bunu hak ettiğini bilmek. | Open Subtitles | أن تعلم بأنّك قد استحقيّت ذلك |
| İstediğin şey bunu hak ettiğini bilmek. | Open Subtitles | أن تعلم بأنّك قد استحقيّت ذلك |
| Nefret ettiğini biliyorsun, peki neden yeniden çalışmaya başlamıyorsun? | Open Subtitles | تعلم بأنّك تكره ذلك, إذا لماذا لا تبدأ العمل من جديد؟ |
| Böyleydi biliyorsun, böyleydi biliyorsun, böyleydi biliyorsun, | Open Subtitles | أنت تعلم بأنّك قلت ذلك أنت تعلم بأنّك قلت ذلك |
| Dans pistine hadi. İstediğini biliyorsun. | Open Subtitles | إلى ساحة الرقص، هيّا، تعلم بأنّك تريد ذلك |
| - Ve de yalnız olmadığını bilmek. | Open Subtitles | -وأن تعلم بأنّك لستَ وحيداً |
| Doktor olduğunu biliyorsun değil mi? | Open Subtitles | ــ أنتَ تعلم بأنّك دكتور ، صحيح ؟ ــ نعم |
| Eskiden yaptıklarını tekrarlıyorsun, biliyorsun değil mi? | Open Subtitles | تعلم بأنّك تعيد سيناريو حياتك، صحيح ؟ |
| - Ayaklar altında ezileceğini biliyorsun. | Open Subtitles | -إنك تعلم بأنّك ستواجه ضغطاً كبيراً |
| "Seni daima seveceklerini biliyorsun." | Open Subtitles | "ألا تعلم بأنّك ستكون دائماً محبوباً "؟ |
| Eğer onu öldürürsen Caroline'ın senden sonsuza dek nefret edeceğini biliyorsun. | Open Subtitles | أحزر أنّك تعلم بأنّك لو قتلته فستكرهك (كارولين) للأبد |
| - O bir kazaydı; biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعلم بأنّك تلك كانت حادثة |
| biliyorsun ki bizim sayemizde buradasın, Bloom. | Open Subtitles | كما تعلم، انت تعلم بأنّك قُمت ... (بِواجباتِك نحونا يا (بلوم |