Evlilik hakkında hiçbir şey bilmiyorsun. Fedakarlık hakkında olduğunu düşünüyorsun? | Open Subtitles | لا تعلم شيئاً عن الزواج أتعتقدين أنه عن التضحية؟ |
Televizyon ekranında güm güm ateş etmek dışında hiçbir şey bilmiyorsun. | Open Subtitles | لا تعلم شيئاً سوى إطلاق النار الذي تراه على التلفاز |
Evet, Bir şeyi bilmeni istiyorum. | Open Subtitles | حسناً، أريدك أن تعلم شيئاً عندما أقسمت قسماً لحماية الناس، |
DBS'nin iade politikası ile ilgili bir şey biliyor musun? | Open Subtitles | انفقها بحكمة هل تعلم شيئاً عن سياسى "دى بى اس"؟ |
Sana Bir şey diyeyim, o adam bir şeyler biliyor. Bunu saklamayı da hiç beceremedi. | Open Subtitles | أخبرتُـك بأنّ تلك القطة تعلم شيئاً يبدو إنّه مقدم على عمل سيء ويخفيه |
Bu arada, sekreterimin laboratuara erişme imkanı var ama bu konuda hiçbir şey bilmiyor ve böyle de kalmasını istiyorum. | Open Subtitles | بالمناسبة، سكرتيرتي لديها إمكانية دخول إلى المختبر ولكنها لا تعلم شيئاً عن هذا وأود أن أبقى الأمر على هذا النحو نعم. |
Biliyor musun, bu imalarından sıkıldım artık. | Open Subtitles | هل تعلم شيئاً لقد سئمت حقاً من تهديداتك اللعينة |
Kadınlar hakkında hiçbir şey bilmiyorsun! | Open Subtitles | انت لا تعلم شيئاً عن هذه المرأة |
- Biliyorum oğlumu öldürdün. - hiçbir şey bilmiyorsun! | Open Subtitles | لا، أنا أعلم أنه ميت - أنت لا تعلم شيئاً - |
Bir milyoner olabilirsin, ama hiçbir şey bilmiyorsun! | Open Subtitles | ربما تكون مليونيراً لكنك لا تعلم شيئاً |
Bale hakkında hiçbir şey bilmiyorsun da ondan. | Open Subtitles | هذا لانك لا تعلم شيئاً عن رقص الباليه |
Ama Bir şeyi bilmeni istiyorum | Open Subtitles | أريدك أن تعلم شيئاً |
Bir şeyi bilmeni istiyoruz, | Open Subtitles | ونريدك أن تعلم شيئاً |
Onun hakkında bir şey biliyor da bana söylemek istemiyorsan kendini affettirmek için ödeyeceğin kefaretin ve yapacağın iyiliklerin uzun listesini hatırlamaya çalış. | Open Subtitles | لو كنت تعلم شيئاً عنه ولا تريد إخبارى حاول أن تتذكر أنه أمامك شوط طويل من الأشياء الحسنة لتقطعه، حتى تكون تائباً فى نظرى |
Genç ve biraz tecrübesiz olduğumu düşündüğünü biliyorum, ama işin aslı şu, araba satışı sanatı hakkında bir şeyler biliyor olmasaydım, şu anda burada oturuyor olmazdım. | Open Subtitles | انظر , اعلم انك تعتقد انني يافع وربما قليل الخبرة لكن الحقيقة انك لا تصل الى ما انا عليه بدون ان تعلم شيئاً او اثنان عن فنون البيع |
Polisler bir şey bilmiyor. Ha bilseler de bir şey yapmazlar. | Open Subtitles | الشرطة لا تعلم شيئاً إنهم لا يفعلون ذلك مطلقاً |
Karıncalanma..." Bir şey diyeyim mi? | Open Subtitles | هل تعلم شيئاً ؟ اذهب، اذهب .. افعل |
Tessa Marchetti'nin bir şey bildiği yok ve sizin tarafınızda. | Open Subtitles | تيسا ماركيتي) لا تعلم شيئاً) وهي إلى جانبك |
O zaman yeni şeyler öğren. Rahat bölgenden çık. | Open Subtitles | إذن, تعلم شيئاً جديداً اخرج من منطقة راحتك |
Sen benim hakkımda bir şey biliyorsun, ben de senin hakkında bir şey biliyorum. | Open Subtitles | أنت تعلم شيئاً عني . وأنا أعلم شيئاً عنك |
Kızın bir şeyler bildiğini anladı ve o kızın başına gelebilecekleri düşündükçe nefretle doluyorum. | Open Subtitles | و لكنه يعلم أنها تعلم شيئاً... و أكره أن أفكر فيما سيحدث لها. لكن... |
Eğer Adalind Schade ile ilgili bir şey biliyorsan hemen söyle. | Open Subtitles | "لذا ، إذا كنتَ تعلم شيئاً عن "اداليند شايد فهذا هو الوقت لتتحدث |
Herseyi bildigini saniyorsun ama bir bok bilmiyorsun. | Open Subtitles | تعتقد أنه يمكنك أن تعلم بكل شئ, لكنك لا تعلم شيئاً |
bir şeyler biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تعلم شيئاً ما , أليس كذلك ؟ |