| Her şey hafızamda kazılı. Her görüntü, her detay... | Open Subtitles | وما زلت أتذكرها حتى الأن بكل تفاصيلها |
| Her şey hafızamda kazılı. Her görüntü, her detay... | Open Subtitles | وما زلت أتذكرها حتى الأن بكل تفاصيلها |
| Susan Delfino bir görevdeydi, ve bunu en ince detayına kadar planlamıştı. | Open Subtitles | سوزان دلفينو " كانت فى مهمة " و قد خططت لكل تفاصيلها |
| Dostça oluşmuş ve detayları vardır ama ilgili kişilerce artık unutulmuş olabilir. | Open Subtitles | لقد انتهت وديًا، بكل تفاصيلها الآن، لكن يُمكن نسيانها لدى كل المعنيين. |
| O telgrafı size getirdikten sonra detaylarını bulmaya çalıştım. | Open Subtitles | منذ أن أحضرت تلك البرقية إليكم، لقد حفرت أعمق في تفاصيلها. |
| Ama sıradaki hikaye en ufak ayrıntısına kadar doğru. | Open Subtitles | حسناَ القصة التالية حقيقة بجميع تفاصيلها |
| Bunu ayrıntılarıyla değiştirerek. Bu, ortalama 30 saat alır. | TED | تغيير تفاصيلها. يستغرق هذا الأمر في المتوسط نحو 30 ساعة. |
| Her bir detay... Baksanıza, muhteşem. Günaydın. | Open Subtitles | كل تفاصيلها مميزة - صباح الخير - |
| Bar işletmede, bu kadar detayına inecek kadar sorunun mu var? | Open Subtitles | أليس هناك الكثير من الضغط على البار و مشاكل في النادي التي تتطلب التدقيق في تفاصيلها ؟ |
| Bunlar yakında ABD elçiliğinin güvenli odasının en ince detayına kadar kopyası olacak. | Open Subtitles | سيكونُ هذا نسخةً مطابقةً تماماً لغرفةِ الأمانِ في القنصليةِ الأمريكيّةَ وبأدقِ تفاصيلها |
| En ince detayına kadar hatırlıyorum. | TED | وصورته التي لازلت أتذكر كل تفاصيلها |
| Muhammed'in yaşamı bütün detayları ile modern zamanlardaki diğer büyük dinsel kişiliklerin hepsinden daha iyi bilinmektedir. | Open Subtitles | قد تكون حياة محمد حتى فى ادق تفاصيلها معروفة ومفصلة جيدا كعقيدة اكثر من اى عقيدة عالمية اخرى |
| detayları konusunda bugün bile tartışırlar. | Open Subtitles | وبهذا إبتدأ الجدال ، تفاصيلها لازالت موضع نقاش ساخن حتى يومنا هذا |
| Suç daha işlenmeden bütün detayları açıklardım. | Open Subtitles | شرح الجريمة بكل تفاصيلها قبل إرتكابها |
| Annenin iletişim detaylarını sana gönderen bendim. | Open Subtitles | كنت أنا التي أرسلت لك تفاصيلها |
| Size detaylarını veremem ama... | Open Subtitles | لا أستطيع الدخول في تفاصيلها... |
| Ama öyle değildi. En ince ayrıntısına kadar planlanmıştı. | Open Subtitles | لقد تم التخطيط لها بكل تفاصيلها |
| Onu buraya taşıttım ve her ayrıntısına kadar aynı. | Open Subtitles | لقد نقلتها لهنا، بكافة تفاصيلها الدقيقة |
| Onu buraya taşıttım ve her ayrıntısına kadar aynı. | Open Subtitles | لقد نقلتها لهنا، بكافة تفاصيلها الدقيقة |
| Arkadaşım Jacques Becker tüm ayrıntılarıyla gerçek bir hikaye yarattı. | Open Subtitles | اوصاني بسرد القصة بأدق تفاصيلها |
| Epsilon lX istasyonu, tüm ayrıntılarıyla kaydedilmiş. | Open Subtitles | محطة "إيبسلون 9" مخزنه هنا بكل تفاصيلها |
| Her bir levha tüm ayrıntılarıyla katman katman tanımlandı: | Open Subtitles | كل حجارة ميزت ... علىبطاقة بكل تفاصيلها |