| .. nekadar pazarlık ettim, biliyor musunuz? | Open Subtitles | الذي تفاوضت عليه من أجلكما بشأن هذا الطفل |
| Fitz, düzinelerce boşanmada pazarlık yaptım dostane ya da çirkin, karılar ya da kocalar için. | Open Subtitles | فيتز لقد تفاوضت مرات كثيرة لأجل الانفصال الظريف والقبيح من أجل الأزواج والزوجات |
| Kendim için pazarlık ettim. Güçlerimle ölümsüz kalacağım. | Open Subtitles | تفاوضت لنفسي بشكل جانبيّ، سأظل خالدة متمعة بقدراتي. |
| Daha önce Japonlarla pazarlık ettin mi? | Open Subtitles | هل تفاوضت مع اليابانيون من قبل؟ |
| DNA ipucuna bakılırsa pazarlık ederek arabayı kurtarmışsın. | Open Subtitles | أدلة الحمض النووي يخبرنا بأن لك... تفاوضت طريقك للخروج منه. |
| İlk ben konuştum, gülümsedim., kendimle pazarlık ettim. | Open Subtitles | تحدثت أولاً, وابتسمت, تفاوضت مع نفسي. |
| Bundan önce pazarlık ettin ama. | Open Subtitles | أنت تفاوضت من قبل |
| Senin adına, çok uygun bir fiyata pazarlık yaptım. | Open Subtitles | لقد تفاوضت بالسعر نيابةً عنك |
| Çünkü iyi pazarlık ettim. | Open Subtitles | أنا تفاوضت معهم بذلك |
| Kızıyla pazarlık ettim. | Open Subtitles | لقد تفاوضت مع ابنة المالك. |
| Vee'nin bizle pazarlık etme şekli bu mu? | Open Subtitles | هذا ما تفاوضت به في لاجلنا ؟ |
| Geçmişte ICO ile pazarlık yapmış üçüncü şahıslar tanıyorum. | Open Subtitles | أعرف أطرافاً ثالثة تفاوضت في الماضي مع (تنظيم الخلافة) |
| Ricky, sen bu kasaba için bir nimetsin geçen sene halk ve kireçtaşı şirketi arasında yaptığın o pazarlık şekli çok iyiydi ama bu çok daha farklı bir seviye. | Open Subtitles | (ريكى)، أنت جأت كهبة من الرب لهذه البلدة كيف تفاوضت بين المجتمع وشركة الحجر الجيرى العام الماضى لكن هذا أمر مختلف تماماً |
| Bale'le pazarlık ettim. | Open Subtitles | ( تفاوضت مع ( بيل |
| pazarlık yaptım. | Open Subtitles | لقد تفاوضت. |
| pazarlık yaptım... | Open Subtitles | أنا... -أنا تفاوضت ... |