| Apartmanımızda büyük bir hırsızlık olmasına rağmen kapıyı "kim o?" diye sormadan mı açıyorsun? | Open Subtitles | كنا قد تعرضنا لجريمة كبيرة ها هنا و أنت تفتحين الباب دون أن تسألي من هناك؟ |
| - Janet, bir turşu kavanozunu gevşetirsin de başkası gelir ve açar, aynı onun gibi. | Open Subtitles | جانيت، هو مثل عندما تفتحين قنينة مخللِ وشخص ما يفتح الغطاء |
| Ağzını her açtığında suratına bir tane yapıştırmamı mı istiyorsun? | Open Subtitles | هل تريدني أن أصفعك على وجهك في كل مرة تفتحين فمك؟ |
| Kuzeye yönelirsin ve onikiyi açarsın. | Open Subtitles | تذهبين للجهة الشمالية , تفتحين في الواحده او الثانية |
| İçerisi çok karalık. Hiç perde açmıyorsun. | Open Subtitles | المكان مظلم جدًا هنـا ألا تفتحين الستائر؟ |
| Evet, bunları biliyorum. Ama taşları nasıl açıyorsunuz? | Open Subtitles | نعم أعرف كلّ هذا لكن كيف تفتحين هذه الأحجار؟ |
| Sana kilit, kapı gibi şeyleri açmayı hiç öğretti mi? | Open Subtitles | وهل علمَكِ كيف تفتحين الأقفال والأبواب وما شابه ذلك؟ |
| Yeni şube açınca katılım zorunlu oluyor. | Open Subtitles | لو كنتِ تفتحين فرعا جديدا فالأمر إلزامي نوعا ما |
| Kim olduğunu bilmediğin halde kapıyı öyle mi açıyorsun? | Open Subtitles | كيف تفتحين الباب هكذا وانتي لا تعملين من سيكون على الباب |
| Ama zaman harcayıp kendilerini sana kanıtladıklarında, o zaman kendini onlara açıyorsun. | Open Subtitles | ولكن ماان يعملوا بجد ويبينوا بأنهم مهتمون فأنتي تفتحين قلبكي لهم |
| Hayır sen... Sen bent kapaklarını açıyorsun. | Open Subtitles | أنتِ تفتحين الصمّامات على مصراعيها |
| Sevmesen en iyi arkadaşının resepsiyonu için evini açar mıydın? | Open Subtitles | وإلا لما أنتِ تفتحين منزلكِ لإستقبال زواج صديقكِ المفضل؟ |
| Ağzını açar açmaz yalanların başlıyor. | Open Subtitles | تفتحين فمكِ، وتبدأين ببصق الأكاذيب. |
| kapıyı açar mısınız lütfen? | Open Subtitles | هلا تفتحين ذلك الباب، من فضلك؟ |
| kapıyı açtığında... kocan önünde duruyor olacak. | Open Subtitles | عندما تفتحين الباب سيكون زوجكِ واقفاً أمامكِ |
| Eskiden sevimsiz biriydin ama şimdi her ağzını açtığında sana bir tane patlatmak istiyorum. | Open Subtitles | لقد كنتِ غير محبوبة نوعاً ما لكن الآن أشعر بإرادتي لـ لكمكِ كل مرة تفتحين بها فمكِ |
| Belki işletme okuyup, seyyar taco dükkânı açarsın. | Open Subtitles | ربّما يمكنك الحصول على شهادة في التجارة، تفتحين شاحنة للتاكو. |
| İçeri girmene yardım ederim, sen de ön kapıyı açarsın. | Open Subtitles | سأساعدك على الدخول ثم تفتحين الباب من الداخل |
| Kendim almayı tercih ederim. Neden kapıyı açmıyorsun? | Open Subtitles | أريد فعل ذلك بنفسي, لماذا لا تفتحين الباب؟ |
| Evet, bunları biliyorum. Ama taşları nasıl açıyorsunuz? | Open Subtitles | نعم أعرف كلّ هذا لكن كيف تفتحين هذه الأحجار؟ |
| Bagajı açmayı nasıl biliyor? | Open Subtitles | عندما تقتربين منها كيف تفتحين صندوق السيارة؟ |
| Gözlerini açınca, beni karşında göreceksin. | Open Subtitles | كثيراً= حينما تفتحين عيناك سوف ترينني أمامك |
| kapıyı açarsan seni rahatsız etmeyeceğiz. | Open Subtitles | لو فقط تفتحين الباب، فإننا لن نزعجكِ بعد الآن |
| Onlara bira açtığını ve alet yaladığını söyle. Bu kadar. | Open Subtitles | أخبريهم بأنك تفتحين زجاجات البيرة وتلعقين القضيب هذا كل شيء |
| Açılır açılmaz, bunu çevireceksin sonra hızla çekip kapıyı açacaksın. | Open Subtitles | حالما يفتح عليك أن تديري هذا سوف تفتحين الباب بقوة |