| Ben burada duruyorum, sen orada duruyorsun, ve ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz, değil mi? | Open Subtitles | تعلم، أنى أقف هنا وأنت تقف هناك ونحن نفكر فى الشىء ذاته، أليس كذلك؟ |
| orada dikiliyorsun "Kim, ben mi?" sorularınla yüzündeki ifadeyle! | Open Subtitles | ... وكل ذاك الوقت ... تقف هناك .... وهذة النظرة من؟ |
| Yuri, Orada durma salak herif. Sen de bir... | Open Subtitles | يوري، لا تقف هناك أيها الغبي أنت واحدٌ منا |
| Ve kızım, beyaz kadın orada duruyor diye, bedava peyniri istemiyormuşsun gibi davranma. | Open Subtitles | وثالثاً، لا تتظاهري أنك لا تحبين الجبنة المجانية لأن هذه الطفلة البيضاء تقف هناك |
| Sen orada durup yüzünü gizlerken yani, şuna bir bak. | Open Subtitles | أنت تقف هناك وتخفى وجهك أنظر لهذا هل رأيت هذا؟ |
| Bunun için güzel bir gece seçtik. Orada dikilip durma. | Open Subtitles | سيكون عليك أن تعمل على هذا لا تقف هناك فحسب |
| Az evvel burada duruyordu, ölmek istercesine bomboştu ve hiçbir şeydi. | Open Subtitles | كانت تقف هناك فارغة كما لو أنها أرادت الموت |
| orada duruyorsun, yere bakıyorsun silah orada. | Open Subtitles | أنت تقف هناك وتنظر لأسفل وهناك مسدس |
| Sen ne zamandan beri orada duruyorsun? | Open Subtitles | منذ متى تقف هناك ؟ |
| Şimdi konuşmana ihtiyacım olduğunda da dilsiz gibi orada dikiliyorsun. | Open Subtitles | والان عندما أريدك أن تتحدث, أنت تقف هناك كالأبكم - أعلم.. أنا - |
| Ne kadar zamandır orada dikiliyorsun? | Open Subtitles | منذ متى و أنت تقف هناك ؟ |
| Orada durma, daha iyi. | Open Subtitles | من الأفضل أن لا تقف هناك أيضاً. |
| Giyinik tam gel,stand soğuktur. Orada durma! | Open Subtitles | كل ذلك يأتي، وليس تقف هناك في البرد. |
| orada duruyor. Elidne bir beratta adamın kafasına doğrultmuş. Titriyor. | Open Subtitles | كانت زهرة الكرز تقف هناك شاهرةً مسدساً من طراز بريتا مصوباً على رأسه, وكانت ترتعش |
| orada durup Doğa Ana'nın tüm yüzünüze fışkırtışını izlemek gibisi yok. | Open Subtitles | من الرائع أن تقف هناك والطبيعة الأم ترشك على كامل وجهك |
| Orada dikilip vurulmayı beklemekten iyidir. | Open Subtitles | افضل من ان تقف هناك فقط وتتلقاها. |
| Kadın tam burada duruyordu. | Open Subtitles | هي كانت تقف هناك. |
| Tabloları alın! Orda durma! | Open Subtitles | أحضر اللوحات لا تقف هناك |
| Orada durmuş, önemli biriymiş gibi bizi süzüyor. | Open Subtitles | انظروا لها تقف هناك بالأعلى ، وتحدّق بنا بالأسفل |
| Şurada durup, röntgen filmi için elini uzatışını hatırlıyorum. | Open Subtitles | أتذكر أنها كانت تقف هناك وتحمل الأشعة فى يديها |
| Üzgünüm, isteyebileceğim tek kız şurada duruyor. | Open Subtitles | آسف، البنت الوحيدة التي يمكن أن أريدها تقف هناك |
| Ben'in arkadaşları orada dururken tuhaf görünmesin diye bizden birkaç kişinin orada durmasını istiyor. | Open Subtitles | هل تريد فقط مجموعة من الناس تقف هناك لكي لايبدو غريبا عندما يكون كل رفاق (بين) واقفين هناك. |
| Biliyor musun, şu kadın bir süredir orada dikiliyor. | Open Subtitles | أتعلم، تلك المرأة تقف هناك منذ... بعض الوقت. |
| hatırladın mı... sen o gün burada oturuyordun Ve benim annem, orada duruyordu, ve kendi varlığı için rica ediyordu. | Open Subtitles | هل تتذكر الأن ذلك اليوم الذي أنت أُجلست هنا وأمي كانت تقف هناك وتستجدى منك ثروتها الخاصة |
| Belki tetiği sen çekmedin ama orada duruyordun ve benim yaptığımı gördün. | Open Subtitles | لكنك كنت تقف هناك ورأيتني افعلها |