| Bu yüzden tümör küçüldü. Virüs önce kanserin peşine düştü. | Open Subtitles | لهذا تقلص ورمها سعى الفيروس خلف الورم أولاً |
| Geçtiğimiz haftadalarda bu tümör birkaç milimetre küçülmüş. | Open Subtitles | في الأسابيع القليلة الماضية, في واقع تقلص ببضعة ملمترات. |
| Bundan yirmi yıl sonra nano robotlarımız olacak, çünkü bir diğer katlanarak artan eğilim de teknolojinin küçülmesi. | TED | 20 سنة من الآن، سنمتلك روبوتاتٍ صغيرة، لأن إتجاها أسيا أخر هو تقلص التكنولوجيا. |
| Küçülen toplar ve akne başta olmak üzere. | Open Subtitles | بما في ذلك تقلص العضو وندبات حب الشباب. |
| Yakında bir kriz bekliyoruz ve firma olarak küçülme kararı aldık. | Open Subtitles | نتوقع حدوث أزمةٍ مالية قريباً لذا قررنا تقلص عدد العمالة لشركتنا. |
| Evet, büyükbabanın kısalması kadar çabuk oluyor. | Open Subtitles | نعم، وهذا هو معدل تقلص الجد |
| Ulusal ordu küçüldü. | TED | ولقد تقلص عداد الجيش الوطني |
| Bir de sanırım üzüntüden memelerim küçüldü. | Open Subtitles | اعتقد بأن ثديي فعلا تقلص |
| Kaybolmadı,küçüldü | Open Subtitles | هوه لم يختفي , لقد تقلص |
| Neden yaptığını bilmiyorum, fakat tümörü küçülmüş. | Open Subtitles | لا أعرف لماذا فعلوا ذلك لكن تقلص ورمها |
| Bardak yine küçülmüş. | Open Subtitles | لقد تقلص الكأس مجددا |
| Sizin tümörünüz %80 oranında küçülmüş. | Open Subtitles | يا (والت)، لقد تقلص ورمكَ بـ80 بالمائة |
| Testislerin küçülmesi vücudunun yeteri kadar testosteron üretmediği anlamına gelir. | Open Subtitles | تقلص الخصيتين يشير إلى أن جسده لا يحصل على ما يكفي من التستوسترون |
| - Mesela, saç dökülmesi, iltihaplı sivilce, istem dışı ağlama, sarhoşluk, testis küçülmesi, | Open Subtitles | حب الشباب نتوءات بكاء غير متحكم بها تقلص الخصيه |
| İngiltere'de 1969'dan bu yana 1900 kilise cemaatlerin küçülmesi nedeniyle kapatıldı, Afrika'da, her bir gün bir kilise ya da cami yapılıyor. | TED | في إنجلترا، أغلقت 1,900 كنيسة منذ عام 1969، بسبب تقلص عدد جماعة المصلين، بينما في أفريقيا، كل يوم، يتم بناء كنيسة أو مسجد. |
| Teknik olarak tümör daha önceki boyutunu aynen koruyabilir ama hasta yine de iyileşme sürecine girer. | Open Subtitles | من الناحية التقنية يمكن أنّ يبقى الورم على نفس حجمه من قبل و بإستطاعة المريض البقاء في حالة تقلص |
| Bana göre tümör kitlesindeki %25-35 arası küçülme kanserin terapiye yanıt verdiğini gösterir. | Open Subtitles | آمل أنّ أرى على الأقل تقلص بـ25 بالمائة أو 35 بالمائة من حجم الورم شيءٌ يوحي لي بأن العلاج الكيميائي قد تجاوب مع العلاج |
| Küçülen kapasiteden ötürü. | Open Subtitles | انها تقلص للقدرات |
| Şişme önemli ölçüde küçülme gösterdi. | Open Subtitles | لقد تقلص التورم بشكل كبير |
| Ama sen düz çizgi onarımı planlıyorsun bense zamanla dudağın kısalması riskine girmemek için çocuğa Millard rotasyonu yapılmasını tercih ederim. | Open Subtitles | ولكنك تخطط لعمل إصلاح الخط المستقيم، وأنا أفضل أن يحصل الطفل على "دورن ميلارد" لكي لا نخاطر بحدوث تقلص الشفة مع مرور الوقت. |