| Bu geceki planlarım iptal oldu ve kesinlikle partiye gelebilirim. | Open Subtitles | خططي الليلة تم إلغائها و يمكنني تماماً الحضور للحفلة. |
| Sıradan seks kartın iptal oldu. | Open Subtitles | بطاقتك للجنس العابر تم إلغائها. |
| Bu şarkılar iptal oldu. | Open Subtitles | تلك الأغاني تم إلغائها. |
| Lanet olası parti iptal edildiği için asla gönderilmeyen bir davetiyeydi. | Open Subtitles | إنها كانت دعوة لم يتم إرسالها، لأن الحفلة اللعينة تم إلغائها. |
| Locke bütün koşulların iptal edildiği ve silindiğini söylemese de sonunda olan budur. | Open Subtitles | الذي أتى بعد موافقة الناس الضمنية فحينها تُصبح.." -انه لا يقول ان كل التحفظات قد تم إلغائها أو حذفها |
| Bu akşam ki son otobüs iptal edildi, bu yüzden geceleyin terminalde kalmak zorunda kaldım... | Open Subtitles | أخر حافلة ليلة أمس تم إلغائها لذا , عليّ أن أبيت هنا في المحطة |
| Tek bir telefonla, öğleden sonra programınızda olan ifade alımının iptal edildiğini öğrendim. | Open Subtitles | باتصال واحد يمكنني اكتشاف أن الإيداعات التي رتبت لها للعمل هذه الظهيرة تم إلغائها |
| Rabi'deki hava saldırısı iptal oldu. Yeni hedeflere yöneleceğiz! | Open Subtitles | هجمات الطيران على (رابي) تم إلغائها نحن متوجهون نحو أهداف جديدة |
| Beni dinle, uçuşum iptal oldu. | Open Subtitles | اه، اسمعي، رحلتي تم إلغائها |
| - Tatlım, uçuşum iptal oldu. - Hasiktir! | Open Subtitles | عزيزتي، رحلتي تم إلغائها! |
| Dersler tüm dönem boyunca iptal edildi. | Open Subtitles | الدروس تم إلغائها للفصل الدراسي بأكمله |
| Herkes sakin olsun. Operasyon iptal edildi. | Open Subtitles | حافظوا على الهدوء العملية تم إلغائها |
| Kimsenin gelmediğini ve odaların iptal edildiğini söyledi. | Open Subtitles | لقد قال أن لا أحد قام بتسجيل الدخول والغرف تم إلغائها |