| Sen büyük bir günah işledikten sonra ölmüş bir ruhsun, fakat sana bir kez daha dünyaya dönüp, mücadele etmek için bir şans daha verildi. | Open Subtitles | ،أنت روح قد ماتت بعدما ارتكبت خطيئةً عظيمة ،ولكن قد تم منحها فرصة أخرى للقتال . للعودة للعالم مجدداً |
| Bu yeşim taşları anneme Weibo boyuna gelin gittiğinde verildi. | Open Subtitles | هذه الأحجار تم منحها... لأمي عندما تزوجت من عشيرة "ويبو". |
| Torpiller yapıldı, rüşvetler verildi ve şu anda zamanımız giderek azalıyor. | Open Subtitles | لا يزال هناك فساد على المستوى المحلي. المعاريف تم منحها. تم بناء النواخل . |
| Valium verildi. | Open Subtitles | تم منحها المهدًئ |
| Satılmadı, verildi. | Open Subtitles | لم يتم بيعها بل تم منحها |
| Son 12 sene içinde 32 şehir kontratı, Başkan Tate'in bağları olan şirketlere verildi. | Open Subtitles | خلال الـ 12 سنة الماضية... 32عقداً من عقود البلدية تم منحها... لمؤسسات لها مصالح مع المحافظ (تيت) |
| Firmanız, Lockhart/Gardner'a, Amerika Birleşik Devletler aleyhine açılan davada Bay Marwat'ı temsil etme yetkisi verildi, ki bu durum düzenli olarak ofisime rapor edilmeyi gerektiriyor. | Open Subtitles | شركتك للمحاماة ( لوكهارت / غاردنر) تم منحها رخصة لتمثيل السيد( ماروات) في دعواه القضائية ضد (الولايات المتحدة الأمريكية ) |
| Reddington'a verildi mi? | Open Subtitles | هل تم منحها لـ(ريدينجتون) ؟ |