| Ne düşündüğünü biliyorum, ama lütfen beni seviyorsan, bir şey deme. | Open Subtitles | أعلم ما يدور بخاطركِ، ولكن أرجوكِ... إذا كنتِ تحبينني، فلا تنطقي بكلمة. |
| Sen ve ben hemen şimdi dışarı çıkıyoruz. Hiçbir şey deme! | Open Subtitles | أنا وأنتِ سنخرج الآن ولا تنطقي بكلمة |
| Hiçbir şey deme. | Open Subtitles | لا تنطقي بكلمة. |
| Kızımın adını ağzına alma. | Open Subtitles | لا تنطقي اسم ابنتي |
| Sakın bir daha onun adını ağzına alma. | Open Subtitles | لا تنطقي باسمها مجدداً |
| Babamın ismini ağzına alma. | Open Subtitles | لا تنطقي إسم أبي |
| Tek kelime etme. Anladın mı? | Open Subtitles | لا تنطقي بكلمه من هذا لأحد أتفهمين؟ |
| Tek kelime etme. | Open Subtitles | لا تنطقي بكلمة واحدة. |
| Jenny'e dedim ki, "Hiç bir şey deme. | Open Subtitles | قلت ساعتها لـ(جيني)، "لا تنطقي بأي شيء. |
| Sakın bir laf edeyim deme. | Open Subtitles | لا تنطقي بكلمة |
| - Onun adını ağzına alayım deme! | Open Subtitles | لا تنطقي اسمها |
| Onun adını ağzına almaya hakkın yok! Daisy, Daisy, Daisy! - Adını anmaya hakkın yok! | Open Subtitles | (ديزي)(ديزي)(ديزي) - قلت لكِ أن لا تنطقي بإسمها - |
| - Onun adını ağzına alma. - Sana yalan söylüyordu. | Open Subtitles | لا تنطقي اسمه - كان يكذب عليك - |
| Laurel. - Onun adını ağzına alma. | Open Subtitles | لا تنطقي اسمها. |
| Maxwell, bu konuda tek kelime etme. | Open Subtitles | لا تنطقي بكلمه عن هذا يا "ماكسويل" |
| - Kimseye tek kelime etme. - Tabii ki etmem. | Open Subtitles | لا تنطقي ببنت شفة - بالطبع لن أفعل - |