vaktini boşa harcıyorsun. | Open Subtitles | أنت تهدر وقتك يا هارولد توقفي، أنتِ لا تفهمين |
Karınla ilgili sessiz kalmamı sağlayacağını düşünüyorsan vaktini boşa harcıyorsun. | Open Subtitles | أن تبقني هادئة بهذه الطريقة زوجتك كانت مؤثرة أنت تهدر وقتك ما زلت أفكر في |
Öyleyse Boşuna vakit kaybediyorsunuz. | Open Subtitles | حسنا ، إذا أنا كذلك ، فأنت تهدر وقتك |
Oh, Neden bu aptallar için vaktini harcıyorsun? | Open Subtitles | لماذا تهدر وقتك مع هؤلاء الأغبياء؟ |
Şu saçmalıkları açıklamak için vaktini ziyan etme. Hadi gidelim! | Open Subtitles | هيّا بنا، لا تهدر وقتك في تفسير تلك التفاهات، لنرحل، |
Bizimle vaktini boşa harcadığını söyledin bunun sorumlusunu zaten bildiğini farz ediyorum. | Open Subtitles | حسناً، قلت أنّك تهدر وقتك معنا، لذا إفترضتُ بالفعل أنّك تعرف المسؤول. |
Eğer Mulder'ı arıyorsanız vaktinizi boşa harcıyorsunuz. | Open Subtitles | إذا أنت تنظر لمولدر، أنت تهدر وقتك. - هل؟ |
Eğer kayıp sayfaları arıyorsan zamanını boşa harcama. | Open Subtitles | إذا كنت تبحث عن الصفحات المفقودة فأنت تهدر وقتك لقد أكلتهم |
Ama siz Broadhinny'de araştırma yaparak zaman kaybediyorsunuz. | Open Subtitles | سوف تهدر وقتك فى التفتيش فى برودهنى. |
Eğer eski kocam hakkındaysa, zamanınızı boşa harcıyorsunuz. | Open Subtitles | اذا كان عن زوجي السابق فأنت تهدر وقتك |
Tamam, hadi git. Bence vaktini boşa harcıyorsun. | Open Subtitles | حسناً فلتذهب ولكنى اعتقد انك تهدر وقتك |
Söylüyorum bak Peter, vaktini boşa harcıyorsun. | Open Subtitles | أنا أقول لك، بيتر، كنت تهدر وقتك. |
Demeç istiyorsan vaktini boşa harcıyorsun. | Open Subtitles | إن كنت تبحث عن تصريح، فأنّك تهدر وقتك. |
Hiç Boşuna uğraşma. | Open Subtitles | لا تهدر وقتك لقد .. لقد قمتُ بذلك |
Boşuna uğraşıyorsun, geri dönmeyeceğim. | Open Subtitles | ،أنت تهدر وقتك أنا لن أعود معك |
Boşuna uğraşıyorsunuz. Oyuna geldik. | Open Subtitles | . أنت تهدر وقتك . نحن خدعنا |
vaktini harcıyorsun. | Open Subtitles | كنت تهدر وقتك. |
vaktini harcıyorsun. | Open Subtitles | أنت تهدر وقتك |
- O halde vaktini harcıyorsun. | Open Subtitles | -أنت تهدر وقتك إذاً . |
Şu saçmalıkları açıklamak için vaktini ziyan etme. | Open Subtitles | هيّا بنا، لا تهدر وقتك في تفسير تلك التفاهات، |
Yolda " Yarın Güneş Doğacak" şarkısını söyleyeceğimi düşünüyorsanız vaktinizi boşa harcıyorsunuz demektir. | Open Subtitles | إذا كنت تنتظر للي في الغناء "ذي صن سوف يخرج غدا "على الطريق... ... أنت تهدر وقتك. دعنا نذهب. |
Gelirim ama vaktinizi boşa harcıyorsunuz. | Open Subtitles | بالطبع, لكنك تهدر وقتك |
Ferdy, orda satış yapan pisliklerden dedikodu dinleyerek bence zamanını boşa harcıyorsun. | Open Subtitles | يبدو أنك تهدر وقتك كي تصدق تلك الخرافات و أن هناك شيء يأتي من هناك |
Boşa zaman kaybediyorsunuz peder. | Open Subtitles | أنت تهدر وقتك |
Ama zamanınızı boşa harcıyorsunuz. | Open Subtitles | ولكن كنت على حد سواء تهدر وقتك. |