| Şimdi orada yatıp bana mı bakacaksın yoksa neler öğrendiğimi duymak ister misin? | Open Subtitles | أستظل مستلق وتتابع الحملقة بي أم أنك تود سماع ما توصّلت إليه؟ |
| Karımla yazışmalarımızı duymak ister misin? | Open Subtitles | هل تود سماع مثال للرسائل بيني وزوجتي ؟ |
| Bir şey duymak ister misin? | Open Subtitles | هل تود سماع شئ ؟ صديقتى |
| Şimdi bunu duymak istemediğini biliyorum ama onu yeni evinde gördük ve çok mutluydu. | Open Subtitles | أعلم أنك لا تود سماع هذا الأن و لكننا رأيناه في شقته الجديدة و هو سعيد |
| Bak, vajina ile alâkalı olmayan bir şeyleri duymak istemediğini biliyorum. Ama sen, tanıdığım tek tecrübeli "baba" sıfatına sahip kişisin. | Open Subtitles | أعلم أنكِ لا تود سماع ما لا يتعلق بالمهبل ولكنك الأب الوحيد ذو الخبرة الذي يمكنني التحدث له |
| Neyse kısa keseceğim, zira hepsini dinlemek istemezsin. | Open Subtitles | سأختصر لك القصة لأنك لا تود سماع كل هذا |
| Masalın geri kalanını duymak ister misin? | Open Subtitles | تود سماع بقية القصة؟ |
| Güzel bir fıkra duymak ister misin acaba? | Open Subtitles | هل تود سماع مزحة طريفة؟ |
| duymak ister misin? | Open Subtitles | هل تود سماع ذلك؟ |
| Efsane bir Sheldon Cooper gerçeği duymak ister misin? | Open Subtitles | هل تود سماع حقيقة (شيلدونية) بسيطة؟ |
| - Biraz gerçek duymak ister misin öyleyse? | Open Subtitles | -إذن، تود سماع بعض الحقائق؟ |
| Tamam, tatlım, bunları duymak istemediğini biliyorum, ama ben bir kadınım ve ihtiyaçlarım var. | Open Subtitles | حسناً عزيزي أعلم أنك لا تود سماع هذا ولكني إمرأه ولي إحتياجاتي |
| - Kurt. - Bunu duymak istemediğini biliyorum. - O zaman bir şey söyleme. | Open Subtitles | ـ انظر ، أعلم أنك لا تود سماع ذلك الأمر ـ حسناً ، لذا فلا تقوله |
| Luke, bunu duymak istemediğini biliyorum, ama ya dönmezse? | Open Subtitles | لوك ، انني اعرف بأنك لا تود سماع هذا ولكن ... ماذا لو انه لا يجب عليها ؟ |
| Sharif'in saçmalıklarını emin ol dinlemek istemezsin. | Open Subtitles | -لا تود سماع هذا الهراء يا (شريف)ً |