| Kahvaltıda tost yapsam olur mu? | Open Subtitles | إذا كَانَ اخذت توست للفطورِ، هَلْ سيكُونَ جيد؟ |
| Ona tost denmez, hepsini yakmışsın. | Open Subtitles | لقد صنعت توست أنها ليست محمصه , لأنك احرقتها |
| Şehir merkezinde, Burnt Toast restoranı. | Open Subtitles | نحن بـ(تكساس) بالفعل (ميدلاند) , في مقهى "بيرنت توست" |
| Bir iyiliğe ihtiyacımız var, Toast. | Open Subtitles | .نحن نريد خدمة,توست |
| Portakal suyu, Fransız tostu, mücver ve duble pastırma istiyorum. | Open Subtitles | أريد عصير البرتقال، و توست فرنسي، عجة مقلية وقطعتي لحم مقدد |
| Bence Stevie güzel bir yumurtalı ekmek ister ve ben de karışık salata alacağım. | Open Subtitles | اعتقد ان ستيف سيأخذ بيضة مسلوقة على قطعة توست وانا سأتناول سلطة مشكّلة |
| Oliver Twist gibi değil. İsim yapman gerekiyor. | Open Subtitles | عليك أن تصبر مثل (أوليفير توست) لكي تبني الهيبة لإسمك |
| Bugün seni Los Angeles'a götüren nedir tost? | Open Subtitles | ما الذي أتى بك الى لوس أنجلوس اليوم , يا توست ؟ |
| tost, Addison'ın bilgisayarını adamakıllı inceledi. | Open Subtitles | لقد قام توست بعمل مسح لكمبيوتر أديسون للتو |
| Fransız usulü tost, pan kek ve pastırma. | Open Subtitles | سأخذ توست فرنسي, وزلابية وبعض اللحم |
| Tamam. Fransız usulü tost, pankek ve pastırma. | Open Subtitles | سأخذ توست فرنسي, وزلابية وبعض اللحم |
| Olağanüstü! Bu harika, çünkü bu ailede yemek yapabilen birine ihtiyacımız var. Çünkü hiçbirimiz tost bile yapamaz. | Open Subtitles | هذا رائع , لأننا نحتاج لطاه بارع في العائلة إننا حتى لا نستطيع إعداد توست الزبدة! |
| Birinden tost yapmasını istedin. | Open Subtitles | لنقل أنك أردت شخص ليحضر لك قطعة توست |
| Evet, Toast, hayırdır? | Open Subtitles | نعم,توست,كيف الحال؟ |
| Ne tür bir bezmiş bu Toast? | Open Subtitles | -ما علاقة الغدد بما نتحدث بشأنه هنا(توست)؟ |
| Şifreyi kırması için Toast'a haber vereyim. | Open Subtitles | سأجعل (توست) يعمل علي الأمر ونري اذا يستطيع كسر الشفرة |
| Kullandığı şifreleme sistemi Toast'ı bile büyüledi. | Open Subtitles | أتضح أنهُ كانَ لديهِ القدرة علي التشفير بطريقة أعجبت حتي (توست) |
| Fransız tostu yaparız. | Open Subtitles | نصنع توست فرنسى |
| Mesela bir parça tostu dört üçgene bölüyoruz böylece bir ekmek üç öğüne yetiyor. | Open Subtitles | مثل تقطيع قطعة الخبز المحمص (توست) إلى أربع قطع مثلثة لصنع رغيف كامل يذهب لثلاث وجبات |
| - Kahve karışık yumurta, kizarmış ekmek ve portakal suyu. | Open Subtitles | وبيض مقلي و توست قمح وعصير برتقال لو سمحت |
| Kendi adıma, etrafta Oliver Twist'in annesiyle dolaşamam. | Open Subtitles | ( انا معك انت ولست اركض في المدينة مع والدة ( اوليفر توست |
| O hâlde patates püresi ve patates kroket isterim. | Open Subtitles | حسناً ، أود البطاطا المهروسة و توست البطاطس |
| Ama bu tostada değil. | Open Subtitles | هذا ليس توست |
| Her sabah kayak yapmaya gitmeden önce, erkenden kalkar ve bana kar tanesi tarçınlı Fransız tostundan yapardı. | Open Subtitles | كل صباح، قبل أن نذهب للتزلج، كان يستيقظ قبل الجميع ويصنع لي توست رقائق الثلج بالقرفة الفرنسية. |