| Ona bir zanaat öğretmem için yalvardı ama hiçbir sevap cezasız kalmaz. | Open Subtitles | توسّلت لي ، لتعليمه العمل و لكن الأمر لا يسير دون عقاب |
| Buluşmak için yalvardı. - Konuşabileceğimiz bir yerde. | Open Subtitles | لقد توسّلت لي أن نتقابل أوّلاً، في مكان بإمكاننا التحدّث فيه. |
| Buluştuğunuzda babasını serbest bırakmanız için size yalvardı mı? | Open Subtitles | هل توسّلت لكَ لتطلق أبيها عندما تقابلتما؟ |
| Buraya asla dönmemen için sana yalvarmıştım. | Open Subtitles | لقد توسّلت إليك لئلّا تعود إلى هُنا أبدًا. |
| Ailene seni sünnet ettirmemeleri için yalvarmıştım. | Open Subtitles | لقد توسّلت لأبواك أن لا يختنوك |
| Kocam, ağır bir suçtan dolayı hapiste yattı ve şimdi kontrol altında. Boşanmak için ona yalvardım ama buna razı gelmedi. | Open Subtitles | زوجي سجين سابق يحبّ السيطرة توسّلت إليه أن يطلقني |
| Ona yaptıklarımdan sonra ölmek için yalvardı. | Open Subtitles | بعد ما أنزلته بها توسّلت أن أقتلها |
| Alice onu indirmem için bana yalvardı ama yapamadım. | Open Subtitles | أليس توسّلت لي لأُحضرها ، لكن لم أستطِع |
| Kalmam için bana yalvardı. | Open Subtitles | توسّلت إليّ كيْ أظل بجوارها |
| yalvardı. | Open Subtitles | لقد توسّلت إليّ. |
| Lorraine adamın hayatını bağışlaması için Rodney'e yalvardı. | Open Subtitles | حسناً، توسّلت (لورين) مِن (رودني) أن لا يقتل الرجل. |
| Hatta yalvardı diyebilirim. | Open Subtitles | لقد توسّلت إليّ. |
| Annem, sebebini öğrenmek için yalvardı. | Open Subtitles | أمي توسّلت لي لمعرفة السبب |
| İşte bu yüzden Bonnie'ye önce Stefan'ı çıkarması için yalvarmıştım. | Open Subtitles | ولهذا توسّلت (بوني) أن تخرج (ستيفان) أوّلًا. |
| Kalman için sana yalvarmıştım! | Open Subtitles | لقد توسّلت إليك لتبقى |
| İşte bu yüzden Bonnie'ye önce Stefan'ı çıkarması için yalvarmıştım. | Open Subtitles | ولهذا توسّلت (بوني) أن تخرج (ستيفان) أوّلًا. |
| İşte bu yüzden Bonnie'ye önce Stefan'ı çıkarması için yalvarmıştım. | Open Subtitles | ولهذا توسّلت (بوني) أن تخرج (ستيفان) أوّلًا. |
| İstediği her adama sahip olabilirdi. Seni bana bırakması için yalvardım. | Open Subtitles | كان بإمكانها أن تحظى بأيّ رجل أرادته توسّلت إليها أن تسمح لي أن أحظى بكَ |
| Ama 1 ay önce buraya gelmemiz için ona yalvardım. | Open Subtitles | عندما اندلع كل هذا في الشارع قبل 9 أشهر, قد... توسّلت إليَّ أن نُغادر |
| Tanrının evinde bizim affımız için yalvardın biz de seni affettik. | Open Subtitles | توسّلت طلبا للمغفرة في بيت الرب و منحنها لك. |
| Şimdiye kadar öldürdüğüm herkes, merhamet göstermem için bana yalvarmıştı. | Open Subtitles | "لطالما توسّلت كلّ الأرواح التي قتلتُها طلباً للرحمة" |