| Neyse, file kanıt diye el koymuş olabilirler o yüzden sana bir tişört gönderiyorum. | Open Subtitles | بأى حال فى حالة اذا اخذوك الى الاحداث أرسلت اليك ايضا تى شيرت |
| - Sarı bir tişört var üstümde. | Open Subtitles | انا ارتدى تى شيرت صفراء تى شيرت اصفر , حسناً |
| "Ayakkabı dolabının üzerine tişört bıraktım." | Open Subtitles | لقد و ضعت تى شيرت للثنائى على خزانة الاحذية |
| Daniel'ın, üzerinde "Mayıs Kerhanesinden Çalıntı" yazan bir tişörtü var mı? | Open Subtitles | هل " دانيال " يملك تى شيرت مكتوب عليه " مسروق من متجر مايو " |
| - Bir yeğenim var ve ona Michigan Üniversitesi tişörtü yolladım ve içine koyduğum zarf da şu... boylarda bir zarftı. | Open Subtitles | - لدى ابنة اخت - و انا ارسلت لها تى شيرت جامعة ميتشغان فى مظروف، و هذا المظروف |
| kolejimizin tişörtü ... Güzel ha. | Open Subtitles | هذا تى شيرت جامعتنا اللطيف ...انظرى لى |
| tişört alabilir miyim bir tane, large... | Open Subtitles | ممكن تى شيرت لو سمحت، مقاس كبير؟ |
| Han iki saatte anca bir tişört yaptın. | Open Subtitles | هان, لقد صنعت تى شيرت واحد فى ساعتين. |
| tişört giyeceğim. Çok komiksin. | Open Subtitles | انا عندى تى شيرت مضحك |
| O tişört siyah vardı. | Open Subtitles | لكن كان يرتدى تى شيرت اسود |
| Ben sadece tişört ve külot giyiyorum. | Open Subtitles | أَنا أرتدى فقط تى شيرت و ()) |
| Gri bir tişörtü, koyu renk pantolonu vardı. | Open Subtitles | تى شيرت رمادى، وجينز أسود |