| Arnavut Faşist Partisi Tiran'da kuruldu. | Open Subtitles | الثاني والعشرون من أبريل: الحزب الألباني الفاشي أنشأ تيرانا |
| Acilen Tiran'a doğru yola çıkan Dışişleri Bakanı Ciano Kral Zog'un kötü yönetimine ve halkın yoksulluğuna son veren büyük İtalya'nın temsilcisi olması sebebiyle coşkuyla karşılandı. | Open Subtitles | والتوجه فوراً لـ تيرانا وزير الخارجية يتلقى التحيه بحرارة |
| Yarın Tiran'da olacağım. Yaşlı adamı bakanlığa götüreceğim. | Open Subtitles | سأكون في تيرانا غداً، سأخذ الرجل العجوز إلى الوزارة |
| Yerine yeni ve parlak bir resepsiyon salonu inşa ettik öyle ki Tiran vatandaşları geldiklerinde taleplerini iletmek için geldiklerinde yurtdışına çıktıklarını sandılar. | TED | و بنينا قاعة الاستقبال النيرة الجديدة جعلت الناس، مواطني تيرانا يشعرون انهم قد سافروا خارج البلاد عندما يدخلون ليدلوا بطلباتهم |
| Hayır, o sırada Tiran'daydım. | Open Subtitles | لا , لقد كنت في تيرانا عند الوقت المحدد |
| - Evet. Tiran'daki Rinas havaalanına git. | Open Subtitles | أذهبى الى مطار ريناس فى تيرانا |
| Şoförümüz Bashkim bize, Tiran'da bir kutulama ve depolama firması olan bir dostunu tanıttı. | Open Subtitles | سائقُنا (باشكام) عرَّفنا على صديقه الذي يمتلكُ شركة تخزين وتعبئة تقعد خارج (تيرانا) |
| Tiran'dan Springfield'a, şu an iniyor. | Open Subtitles | من (تيرانا) إلى (سبرينغفيلد)، وصلت الآن |
| - Tiran ne kadar uzakta? | Open Subtitles | - كم تبعد تيرانا من هنا؟ |
| TİRAN | Open Subtitles | "تيرانا) |