| Onu da aradım, bu sabahki randevusunu kaçırmış. | Open Subtitles | أنا عَمِلتُ، وهو تَغيّبَ عنه تعيينه هذا الصباحِ. |
| Pek sayılmaz. Sen olmasaydın Dünyanın En İğrenç Çifti'nin unvanını korumak için çıktığı maçı kaçırmış olacaktım. | Open Subtitles | أنا would've تَغيّبَ عن يَرى العالم أكثر زوجِ مُقَزِّزِ |
| Flannery bunu nasıl kaçırmış? | Open Subtitles | كَيفَ تَغيّبَ Flannery عن هذا؟ |
| - Onu yine ıskaladım. | Open Subtitles | تَغيّبَ عنه ثانيةً. |
| Seni ıskaladım. | Open Subtitles | l تَغيّبَ عنك. |
| Birini kaçırmış. | Open Subtitles | تَغيّبَ عن واحد. |
| Zekâ pırıltısı uçağı kaçırmış. | Open Subtitles | تَغيّبَ العبقري عن طيرانِه. |