| Bu fotoğrafta, kızlara FGM uygulamak için kullanılan bazı aletler var. | TED | تُظهر هذه الصورة بعض الأدوات التي تُستخدم لإجراء تشويه أعضاء الإناث. |
| Bunlar farklı sebepler için kullanılan farklı bileşiklerdir, bayım. | Open Subtitles | وأنت ستعطيها المزيد؟ هذه مركبات مختلفة يا سيدي تُستخدم لأسباب أخري |
| Uykusuz bırakma, aşırı gürültü ve duyumsal yüklenme teknikleri kullanılır, sorgulamaya direncin daha fazla kırılması için zihin bulandırılır. | Open Subtitles | التقنيات مثل الحرمان من النوم إحداث ضوضاء مزعجة والشعور باكثر مما تطيق تُستخدم حتى يريك, ويجعل مقاومة الاستجواب اصعب |
| Ancak bilgisayarlar gibi mobil cihazlar da pek çok farklı uygulama için kullanılır. | TED | لكن الأجهزة المحمولة باليد مثل الحواسيب تماماً تُستخدم للعديد من التطبيقات المختلفة. |
| Sabun, deterjan, şampuan ve kolonya dahil bir sürü üründe kullanılıyor. | Open Subtitles | إنّها تُستخدم في كل المنتجات، بما فيها، الصابون، المنظفات، الشامبو والعطور. |
| Terra Odası karşılaşabileceğimiz çevre koşullarını test etmek için kullanılıyor. | Open Subtitles | لذا هذه الغرفة تُستخدم لمحاكاة البيئات المختلفة التى قد نواجهها |
| Bilirsin, her zaman en iyisi, hiç kullanılmamış olanıdır. | Open Subtitles | أحياناً تكون أقوى الخصيات هي تلك التي لا تُستخدم |
| Geometride üç boyutlu grafiklerde nokta belirlemekte kullanılırlar. | Open Subtitles | إنها تُستخدم في الهندسة لرسم النقاط علي رسم بياني ثلاثي الأبعاد |
| İnsanların özde iyi olduğuna ve bizim gücümüzün utanç verici ya da şeytani olduğuna veya asla kullanılmaması gerektiğine inanan Jordan'dan. | Open Subtitles | الذى يعتقد أن الإنسان جيد جوهرياً ,وأن قواتنا بطريقة ما لا أعلم شريرة أو لا يمكن أبداً أن تُستخدم |
| Genelde ütülerde kullanılan kablolardan olduğunu tespit ettik. | Open Subtitles | قمنا بتحليل الأسلاك الكهربائية وعرفنا أنها غالباً تُستخدم في المكواه. |
| Yeni-pagan cadılık inanışında genellikle törenlerde kullanılan bir hançer. | Open Subtitles | تُستخدم كثيرًا في الحفلات في التقاليد الوثنية الجديدة الخاصة بالسحر |
| Rafine, petrokimya ve gaz işleme sanayinde kullanılan ısı aktarma teçhizatı. | Open Subtitles | لتصنيع معدات تحويل الحرارة تُستخدم في التكرير، والبتروكيماويات، ومعالجة الغاز |
| Evet, bunlar genom araştırmalarında kullanılan araçlar. | Open Subtitles | أجل ، تلك مُنتجات تُستخدم في إجراء البحوث الجينية |
| ...alev makineleri, inşaatlarda çeliği ve kayaları kesmen için kullanılır." | Open Subtitles | "الحربة الحرارية, تُستخدم بواسطة أطقم عمال البناء, لإختراق الحديد والصخور" |
| Siyanoakrilat pudrası genelde manikür-pedikür salonlarında kullanılır. | Open Subtitles | تُستخدم بشكل حصري في صالونات العناية بالأظافر |
| Paranormal enerjideki sapmaları ölçmek için kullanılır. | Open Subtitles | إنّها تُستخدم لقياس الإرتفاعات في مجالات الطاقة الخارقة. |
| Her yıl 50 milyar kara hayvanı besin için kullanılıyor ve bunların büyük çoğunluğu fabrika çiftçiliğine tabi, çok kötü koşullarda acı çekiyorlar. | TED | إذ يوجد 50 مليار رأس من الحيوانات البريّة تُستخدم سنوياً للحصول على الطعام، ومعظمها من المزارع الصناعية، تعيش في ظروف مرعبة من المعاناة. |
| Ne yazık ki şu anda bu daha ziyade rus mafyası tarafından büyükannelerimizin banka hesaplarını çalmak için kullanılıyor. | TED | لسوء الحظ , الآن , في الغالب تُستخدم طريقة بواسطة المافيا الروسية لكي تسرق حسابات جدتك في البنك . |
| Bu dişliler golf arabalarında kullanılıyor. | Open Subtitles | أسنان العجلة هذه جميعها تُستخدم في عربات الغولف. |
| Bunların hiç kullanılmamış olduğunu varsayıyorum? | Open Subtitles | أفترض أنّها لم تُستخدم قط، صحيح؟ |
| Roma döneminden beri çatı kiremitleri olarak kullanılırlar. | Open Subtitles | تُستخدم كقرميد منذ عهد الرومان. |
| Bu teknolojinin asla kullanılmaması için anahtarımız bu adam. | Open Subtitles | إنه مفتاحنا للتأكد من أن تلك التقنية لن تُستخدم ابداً |
| Bu dört hareket daha sonra dansçıların kendilerini ifade ettikleri kapsamlı bir dil yaratmak için kullanıldı. | TED | ثم تُستخدم الإيماءات الأربعة بعد ذلك في تكوين لغة يعبر بها الراقصين عبر اجسادهم |
| Mahkemede kullanılmayan bazı deliller. | Open Subtitles | بعض الدلائـل التي لم تُستخدم في المحـاكمة |