| Ama artık Göğüslerim ağrımıyor, bulantı, uykusuzluk yok. | Open Subtitles | ولكن الآن كما تعلمون ثديي لاتؤلمني لا مزيد من الغثيان أو الأرق و |
| Dolly Edinburgh’ta yapıldı, ve Dolly yetişkin bir kök hücreden ilk klonlanan memeli örneğiydi. | TED | لذا دولي قد صُنعت هنا في أدنبره ودوللي هي المثال الأول من استنساخ حيوان ثديي من خلايا بالغة. |
| Galiba mecburen gözlerimi, saçlarımı, memelerimi, bacaklarımı ve çok tatlı karakterimi kullanacağım. | Open Subtitles | اعتقد فقط سوف استخدم عيني ، شعري ، ثديي ، ساقي وشخصيتي اللطيفة |
| Tam Coop'u çıkaran annesine müdahale ediyorduk ki Coop mememi tuttu. | Open Subtitles | بالضبط قبل أن نثبّت مهبل كوب يا أمي، لقد مسك ثديي |
| Virginia'nın kırsal kesiminden bir haberi araştırırken arabaya girince kameramanım, bana mikrofon takarken göğüslerime dokunmasının ne kadar hoşuma gittiğini sordu. | TED | كنت أقوم بتغطية قصة في ريف فيرجينيا، وعندما عدنا إلى داخل السيارة، المصور الذي معي بدأ يقول لي، ويتساءل كم أستمتعت عندما قام بلمس ثديي عنما كان يضع لي الميكروفون. |
| Ben emzirmeyi bıraktığımda memelerim matruşka bebek gibiydi. | Open Subtitles | عندما توقفت عن الإرضاع أصبحا ثديي كالدمى الروسية |
| Elimi yakaladı ve göğsüme koydu sonrada elimi göğüslerine tuttu. | Open Subtitles | هي أمسكت بيدي ووضعتها على ثديي وضعت يدي على ثديها |
| Bu sütyen Göğüslerimi gerçekmiş gibi gösteriyor mu? | Open Subtitles | هل حمالة الصدر هذه تجعل ثديي يبدو حقيقياً؟ |
| 50 dolar. Çünkü Göğüslerim görünüyor. | Open Subtitles | لقد عملنا أفلام فيديو أيضا إنه ب50 دولار لأنه يريكم ثديي |
| Göğüslerim etkilidir ama demir parmaklıkları bükemezler. | Open Subtitles | ثديي رائع، لكنّه لا يستطيع ثني القضبان الحديدية. |
| Geçen günkü çalışmaya Göğüslerim meydanda çıkmamın tek sebebi sutyenimin arızalı çıkmasıydı. | Open Subtitles | السبب الوحيد الذي جعلني أخرج ثديي بالأمس هو لأن صدريتي خربت |
| Dünyada en büyük memeli hayvan hangisidir? | Open Subtitles | ما هو أكبر حيوان ثديي يعيش على سطح الأرض؟ |
| Hey, memeli adam, kuponları gönderdin mi? | Open Subtitles | أنت يا صاحب ثديي العاهرة. هل أرسلت تلك القسائم؟ |
| memelerimi özlüyorsun. | Open Subtitles | أنت تفتقد ثديي هل هذا ما فى الأمر ؟ |
| - Benim kocaman hayat veren, büyüten, besleyen memelerimi o pis ağzına mı istiyorsun? | Open Subtitles | -تريد أن تضع ... ثديي الكبير المليء بالحليب في فمك القذر؟ ... |
| Ya üzerine bir şey dökersem ya da yanlışlıkla mememi eline sürtersem? | Open Subtitles | ماذا لو سكبت عليها أو قمت بالخطأ بضرب ثديي بيدها؟ |
| - O zaman göğüslerime boşal. | Open Subtitles | حسناً, اقذف على ثديي إذا استطعت، حسناً؟ |
| memelerim boş. Lazanya ister misin? | Open Subtitles | إن ثديي فارغ أترغبين باللازانيا؟ |
| Ben biri göğsüme dokununca bile orgazm olabiliyorum. | Open Subtitles | يُمكنني بلوغ الأورغازم عندما يلمس شخص ثديي. |
| 2-C'de oturan Mr. Lomax, Göğüslerimi gösterirsem 2 kaat vereceğini söyledi. | Open Subtitles | قال السيد لوماكس بأنه سيُعطيني دولارين إذا أريته ثديي |
| Nişanlımdan ayrıldım ve bütün bu üzüntüler yüzünden memelerimin küçüldüğünden de eminim. | Open Subtitles | انفصلت عن خطيبي و انا متاكدة جدا بأن ثديي تناقص مقاسه بسبب كل هذه الأحزان |
| Tek bildiğim, saat sabahın 3'ü, Mememe yapışmış bu enerjik çocukla iki kez uçağa bir kez Uber'a bindim ve sorularına cevap verecek halim yok şu anda. | Open Subtitles | كلّ ما أعرفه الآن أنّها الساعة3: 00 صباحاً وهذه الطفلة كانت ترضع من ثديي طوال رحلتي |
| Normalde herkese ilk randevuda göğsümün içini göstermem. | Open Subtitles | ليس كل شخص استطاع القاء نظرة على ثديي من الموعد الأول |
| Çok mutlusun. - Yanlışlıkla dokundum! - Memelerime dokundun | Open Subtitles | أنت سعيدة تماما أنا لا أقصد أن المس ثديك أنت تلمس ثديي |
| Orda bir kadın, keçinin memelerini sıkıyor. | Open Subtitles | هناك السيدة الجميلة تضغط على ثديي العنزة |
| Hukuk fakültesinin mezuniyetinde Meme ucum frikik verince sen benim yanımda durmuştun. | Open Subtitles | انت وقفت معي بعد ان انكشف ثديي خطأً في حفل تخرجك من كلية الحقوق |
| - Evet. - Blueberry'nin memeleri pudralandı mı? | Open Subtitles | نعم - هل برجنا ثديي (بلوباري)؟ |