| Ben dansçı kızların dedikodu ve alaylarıyla uğraşmak istemiyorum. | Open Subtitles | أنـا فقط لا أريد التعـامل مـع ثرثرات و استفزازات فتيـات فريق الرقص |
| Führerim, bu sadece askerlerin uydurduğu bir dedikodu. | Open Subtitles | سيّدي، تلك مجرّد ثرثرات جنود |
| Hiçbir ödülü de yok. Bazı gazetelerin dedikodu köşelerinde yer aldığı için kâle alınan biri yalnızca. | Open Subtitles | ولم تفز بأيّ جائزة، كما إن (كين) لا يظهر سوى في ثرثرات أعمدة الصحف |
| dedikodu, haber değil bu. | Open Subtitles | هذه ثرثرات وليست صادقه |
| Bunlar dedikodu, haber değil. | Open Subtitles | هذه ثرثرات وليست صادقه |