| Bob, Stoneheart'da güvenebileceğim birkaç kişiden biri olduğuna inandığım için sana geldim. | Open Subtitles | "بوب" جئت لك لأني أعتقد أنك من الأشخاص القليلين هنا في "ستونهارت" الذين يمكنني الثقة بهم. |
| İşte bu nedenle sana geldim. | Open Subtitles | لهذا السبب جئت لك |
| Bir arkadaş olarak sana geldim garip ama bir tek senin dolambaçsız ve düşünerek bir cevap vereceğine inanıyorum. | Open Subtitles | انظري, أنا جئت لك كصديقة |
| - Bir buçuk ay kadar önce, hatırlarsın bir sorunum için sana gelmiştim. | Open Subtitles | منذ حوالي شهر و نصف جئت إليك, أتذكر عندما جئت لك شاكيا من مشكلة أعانيها |
| Buraya yıllar önce gelmiştim. Bir kitap hakkında konuşmuştuk. | Open Subtitles | لقد جئت لك منذ سنوات مضت وتحدثنا عن كتاب مُحدد |
| Dün gece seni düşündüğümü söylemek için geldim. | Open Subtitles | جئت لك لأخبرك أني كنت أفكر بك البارحة |
| - Personel müdürü sensin, bu yüzden sana geldim. | Open Subtitles | جئت لك , أنت رئيس الموظفين |
| Bu yüzden sana geldim. | Open Subtitles | ولهذا جئت لك |
| İlk sana geldim. | Open Subtitles | جئت لك أولاً |
| Ben sana geldim. | Open Subtitles | -لقد جئت لك |
| O gün neden gelmiştim biliyorsun. | Open Subtitles | تعرف لما جئت لك ذلك اليوم |
| Buraya yıllar önce gelmiştim. | Open Subtitles | جئت لك منذ سنوات مضت |
| Aslında, özellikle senin için geldim. | Open Subtitles | في الحقيقة جئت لك خصيصاً |
| Buraya senin için geldim Valya. | Open Subtitles | ولكن أن جئت لك ، (فاليا). |
| Senin için geldim, Rachmaninoff. | Open Subtitles | لقد جئت لك (راحمتينوف) |