| Dağ gibi belgelerin altına gömüleceksin. | Open Subtitles | سوف تدفنين نفسك تحت جبل من الاعمال الورقيه |
| Dağ gibi belgelerin altına gömüleceksin. | Open Subtitles | سوف تدفنين نفسك تحت جبل من الاعمال الورقيه |
| Her gün diğer insaların... bir dağ boyunda kirli çamaşırını sudan geçirmek zorundaydık. | Open Subtitles | كل يوم كنا فقط لديك لويد من خلال جبل من الآخرين الغسيل القذر. |
| Eğer cesetlerden bir dağ oluşturacaksan doruğunu, yapabildiğin kadar yüksekte tut. | Open Subtitles | إن اخترت بناء جبل من الجثث، فقم بإعلاء قمتها بأعلى قدر تجرؤ عليه |
| Bir kaç gece önce dondurmadan yapılma bir dağın üstünde uçtuğunu görmüş. | Open Subtitles | تعرفين، من ليلتين، كان يحلم بإنه يطير فوق جبل من الأيس كريم |
| Beni bir yaşındaki çocukla bıraktı- ve borçlardan oluşan bir dağın altına gömdü. | Open Subtitles | تركني مع ابن ذو عام واحد مدفونة تحت جبل من الديون |
| - Bundan iki hafta önce bir yığın kanıtın var gibi geveliyordun. | Open Subtitles | قبل أسبوعين كنت تتكلم عن جبل من الآدلة لا يوجد شيء |
| Bilimin bulgu yığını olduğu hissine hepimiz kapılırız, çoğunun bilimi birikim modeli olarak adlandırdığı bu olgu, zaptedilemez ve imkânsız görünüyor. | TED | فسيكون لدينا جميعا ذلك الإحساس بأن العلم هو جبل من الحقائق، هذا النموذج التراكمي للعلم، كما سماه الكثيرين، يبدو متماسكا، ومستحيلا. |
| Beyaz, engelsiz bir erkeğim; ayrıcalık dağının neredeyse tepesinde oturuyorum. | TED | أنا رجل أبيض وقادر جسديًأ جالس حوالي القمة من جبل من الامتيازات |
| Daha dağlar kadar birikmiş, cevaplanmamış yazışmalar var. | Open Subtitles | هنالك جبل من الرسائل التي لم يرد عليها لأتعامل معها. |
| Dağ gibi borcu olan bir kadın kadar itici bir şey yoktur. | Open Subtitles | ليست شيئا أقل جاذبية من امرأة مع جبل من الديون. |
| Dağ gibi sahte evrak hazırlarım ama savcılar bunlar nereden çıktı diye az da olsa hiç şüphelenmez mi dersin? | Open Subtitles | بأني أستطيع أن أنشأ جبل من الأوراق الزائفه مالذي يجعلكِ تظنين بأن مكتب النائب العام قد لا يشكك بالمصدر الذي أتت منه؟ |
| Bana baktıklarında gördükleri şey, Dağ gibi bir domuz oluyor. | Open Subtitles | نظرن إليَّ و وجدن جبل من دهن الخنزير |
| Ne de Dağ gibi madeni paralar. | Open Subtitles | ولا جبل من التراب والقطع النقدية |
| Umarım okyanusun içinden koca bir dağ çıkar da ona çarparız ve bu herşey de biter. | Open Subtitles | آمل أن يظهر جبل من المحيط ونصطدم به وننتهي من هذا الأمر. |
| Elde ettiği kanıtlara göre Ejderhakayası ejderhacamından bir dağ üzerinde yükseliyor. | Open Subtitles | لقد اكتشف أن "دراغون ستون" تقع على جبل من زجاج التنين |
| Bu sürecin sonunda, aylar ve aylar süren çalışmadan sonra, Amerikan halkının spagetti sosu hakkında ne hissettiği konusunda bir dağ kadar veriye sahip oldu. | TED | بعد نهاية تلك العملية, بعد القيام بها لشهور وشهور, كان لديهم جبل من البيانات عن كيفية شعور الأمريكيين تجاه صلصة الإسباجيتي. |
| Sayın yargıç, yalanlara dayanan bir dava bu, yalanlardan yapılı bir dağın tepesine yığılmış kağıttan ev bu. | Open Subtitles | معاليك هذهِ قضيّة بينت على الأكاذيب مكدّسة في بيت من الورق واقفة على جبل من الأكاذيب الملفقة |
| Bu arada, kek altlarından oluşan bir dağın üstünde oturuyorum. | Open Subtitles | أثناء ذلك، أجلس على جبل من الأعقاب. |
| Arabam kardan bir dağın altında kalmış. | Open Subtitles | سيارتي مدفونة تحت جبل من الثلوج. |
| Bir patent avukatını, masasında bir yığın kokainle yüzükoyun halde yatarken bulmuşlar. | Open Subtitles | لقد وجدوا محامي براءات الإختراع ساقطاً على الأرض كان يوجد جبل من مخدّر الكوكايين على مكتبه |
| Sonra birden borç yığını altında ezildim, her şeyimi kaybettim... | Open Subtitles | ثم تم سحقي تحت جبل من الديون. فقدتكلشئ ... |
| Hikâyenin sonunda elinde bir bıçak ve kollarında karısını cesediyle bir inci dağının üzerinde oturuyor. | Open Subtitles | وفى نهاية القصة ، يجلس على جبل من اللألىء وفى يده سكين غارقة فى الدم وزوجته على يده |
| dağlar kadar mektup aldık. | Open Subtitles | أمر آخر .. لقد أستلمنا جبل من الرسائل |