| Onun için destekleyici olmak isterim, Büyükanne, gerçekten isterim ama kalbim bana bunun yanlış olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | إنني أرغب بأن أكون مُساندة لها من كل قلبي، جدَّتي لكنَّ كل ما في قلبي يُخبرني بأنّه لأمر خاطيء |
| Phoebe, Büyükanne asla bir baltaya sap olamayacağını söylemedi. | Open Subtitles | فيبي، إنَّ جدَّتي لم تَقُل بأنكِ لا تكترثين لشيء |
| Bugün olduğunu sanmıyorum, Büyükanne. | Open Subtitles | لا أعتقد بأنها تملك جانب جيد اليوم، يا جدَّتي |
| Büyükannem öğrenince delirdi. | Open Subtitles | ولقد أُصيبَت جدَّتي بالجنون عند معرفتها بالأمر |
| Evime büyükannemden bir parça götürmek. | Open Subtitles | شيء ليُحضِر السلام من مكان جدَّتي |
| Tıpkı dedem ve ninem gibi. | Open Subtitles | تمامًا مثلما حصل مع جدِّي و جدَّتي |
| Çünkü benim becerilerim sağlık yardımı getirmiyor, Büyükanne. | Open Subtitles | لأنَّ مواهبي لا تناسب المنافع الصحية، جدَّتي |
| Büyükanne, senin bunu söylüyor olduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدّق بأنكِ تقولين هذا، جدَّتي |
| Sadece ödemeyi unutmuşum, Büyükanne. | Open Subtitles | لقد نسيتُ أن أدفع فحسب، جدَّتي |
| Büyükanne. | Open Subtitles | جدَّتي |
| Büyükanne. | Open Subtitles | جدَّتي |
| Büyükanne. | Open Subtitles | جدَّتي |
| Büyükanne. | Open Subtitles | جدَّتي. |
| Büyükanne. | Open Subtitles | جدَّتي |
| - Teşekkürler, Büyükanne. | Open Subtitles | -شكراً، جدَّتي |
| Gerçek şu ki Büyükannem cadı olduğumuzdan itibaren bizi bir arada tutmak istiyordu, yani, bütün bunların hepsinin bir anlamı olmalı, değil mi? | Open Subtitles | و واقعة أنَّ جدَّتي أرادت أن تمنعنا من التحول لساحرات لتُبقينا معاً، فلابد أن يعني هذا شيئاً، أليس كذلك؟ |
| Büyükannem Olivia'dan sanırım. | Open Subtitles | لكن بعض الرسائل من طرف "جدَّتي "أوليفيا |
| ve bu da büyükannemden gönderilen bir yığın mektupta olan. | Open Subtitles | و كانت هذه ضمن حزمة رسائل جدَّتي |
| Ve bir gün sonra ninem aramızdan ayrıldı. | Open Subtitles | ،و بعدها بيوم واحد رحلَت جدَّتي عنَّا |