| Bizim kadar olamazsın. Tabi Bayan Grose kadar da. | Open Subtitles | ليس متحمّسِة كمثلنا وليست متحمّسةِ كالسّيدة جروس. |
| Bayan Grose düşüncesinden bile korktu. | Open Subtitles | السّيدة جروس كَانتْ مذهلة تماماً بالفكرِة. |
| Bly'ı özlüyordum, Bayan Grose'u, Flora'yı. | Open Subtitles | انت في إشْتياَق لبلي والسّيدة جروس وفلورا. |
| İlginç bir geceydi, teşekkür ederim, Bay Gross. | Open Subtitles | شكرا لك على هذه الأمسية الرائعة سيد جروس |
| Neil Gross. Chumhum'un CEO'suyum. | Open Subtitles | نيل جروس انا المدير التنفيذي لشركة جامهام |
| Grosse Pointe, Michigan, sizi yüksek sesle ve net duyuyorum. | Open Subtitles | أهالي "جروس بوينت" أسمعكم بوضوح تقولون |
| Bayan Grose buraya saklanmış olmalı. | Open Subtitles | السّيدة جروس يَجِبُ أَنْ تكونَ أخفتها هنا. |
| Sorumluluk bana verildi, tam yetkim var Bayan Grose. | Open Subtitles | وَضعَني مسؤولة في المسؤولة الوحيدةِ،سّيدة جروس. |
| Bayan Grose öyle der. | Open Subtitles | ذلك الذي تَقُولُة السّيدةُ جروس. |
| Sadece alıştırma yapıyordum Bayan Grose. | Open Subtitles | أنا كُنْتُ فقط اتمرن سّيدة جروس. |
| Herhalde kendini yalnız hissetmezsin... yanında Flora, Bayan Grose ve ben olacağız. | Open Subtitles | أَتمنّى بأنّك لَنْ تشعر بالوحدَة... مَع فلورا والسّيدة جروس وأنا. |
| Bayan Grose'sa dedi ki, "Tamamen saçmalık! Tamamen saçmalık!" | Open Subtitles | لكن السّيدةَ جروس قالتْ، "كلام فارغ كلام فارغ " |
| Ooo, şimdi hatırladım. Bayan Grose'du. | Open Subtitles | أوه،نعم،أنا اتذكر كَانتْ السّيدةَ جروس. |
| Ancak ortaya şu soru çıkıyor: Peki Uruguay, Paraguay, Arjantin ve hatta Brezilya'daki Mato Gross eyaleti bu yağmuru üreten ve yaşamsal bir ekonomi sağlayan Amazonlar için ne kadar para ödüyorlar? | TED | لكن السؤال الذي يظهر. حسنا , كم تدفع الاورجواي,الباراجواي,الارجتين وايضا ولاية ماتو جروس في البرازيل مقابل ذلك المدخل الاقتصادي لولاية الامازون ,التي انتجت تلك الامطار؟ |
| - Harry Gross'tan beri en büyük olay"? | Open Subtitles | حسناً "أكبر قضية من أيام هاري جروس" هذا ما قلته أنت |
| - Algoritmaya müdahale ettin çünkü Bay Gross gizlice Wicked Savage Designs'ı satın aldı. | Open Subtitles | - عبثتم بالخورازمية - لأن السيد "جروس" اشترى سراً "برنامج "ويكد سافاج ديزاين |
| Jack Gross. Tanıştığımıza sevindim, memur bey. | Open Subtitles | جاك جروس سعيد بمقابلتك |
| Bay Gross Edna, Bayan kusursuz kıç ile beraber kaçtı. | Open Subtitles | أنت تعلم، السيّد (جروس إدنا)، هرب مع السيّدة صاحبة المؤخرة المثالية. |
| Uzay-zaman sürekliliğini bozup geçmişe giderek Alfred Gross'u ölüm döşeğindeki oğluma yardım etsin diye getirmek için. | Open Subtitles | لغرض إرجاعي عبر الزمن لقطع التواصل الزماني المكاني و لمقابلة (ألفريد جروس) لإحضره معي لمعالجتك، إبني المحتضر |
| Burası, WGPM-FM, özgür radyo Newberry, Grosse Pointe, Michigan hepimizin hafta sonu yeniden buluşma toplantımızı açıyorum. | Open Subtitles | هذه إذاعة (دبليو.جي.بي) من (جروس بوينت) في (ميتشيجان) كان حفل لم الشمل منعطفا هاما |
| Merwin Tall Grass karısı ve çocuğu için kayıp bildiriminde bulundu. | Open Subtitles | ميروين تول جروس قدم بلاغا أن زوجته و طفله مفقودان |
| Sence Grossberger onları yedi mi yoksa bir iki kemik bırakmış mıdır? | Open Subtitles | هل تظن أن جروس برجر أكلهم جميعاً أم ترك بعض البقايا ؟ |