| Gezegende bildiğimiz tüm yaşamı yok etmek için yeterli bir nesne olurdu. | Open Subtitles | قد يكون جسيمًا كافيًا لمحو كافة الحياة التي نعرفها على الأرض |
| Gezegende bildiğimiz tüm yaşamı yok etmek için yeterli bir nesne olurdu. | Open Subtitles | سيكون جسيمًا يكفي لمحو كافة الأحياء التي نعرفها على الأرض |
| Fıstık biçiminde bir nesne ile karşılaştık. | Open Subtitles | وجدنا جسيمًا بشكل الفول السوداني |
| 10 mil çapında bir atarca Jüpiter'den daha Büyük bir nesneyi yok edebilir. | Open Subtitles | النبّاض بعرض عشرة أميال فقط يدمّر جسيمًا أكبر من المشتري |
| Haklısın ve Büyük bir hata yaptık. | Open Subtitles | أنت محق، أنت محق جدًا ونحن قد اقترفنا خطأ جسيمًا |
| (Gülüşmeler) Peki, bu Büyük bir başarısızlıktı. | TED | (ضحك) حسنًا، لقد كان هذا إخفاقًا جسيمًا. |
| Büyük bir hata yapıyorsun. | Open Subtitles | أنتَ تقترف خطئًا جسيمًا |
| Erica Kravid ve Renautas ile aynı yatağa girerek Büyük bir hata yaptık. | Open Subtitles | {\pos(190,220)} لقد ارتكبنا خطئًا جسيمًا بوضع ثقتنا في (إيريكا كرافيد)، و(ريناتس) |
| Büyük bir hata yapıyorsunuz. | Open Subtitles | لقد إرتكبتَ خطأً جسيمًا |
| Şu an çok Büyük bir hata- | Open Subtitles | أنتَ ترتكبُ خطئًا جسيمًا |