Bu beklenmedik bir şey değil. Banka soyguncuları ve silah meraklıları normalde seks suçlusu değildir. | Open Subtitles | هذا ليس مستغرب، سارقوا البنوك و معتوهى الاسلحة ليسوا مجرمين جنسيين تقليديين |
Biz sadece seks partneri miyiz, yoksa gerçek bir şeyler var mı? | Open Subtitles | أنحن رفيقين جنسيين أم أنها علاقة حقيقية؟ |
Her gün içkimi içerim, her gece üç saat uyurum ve birçok seks partnerim var. | Open Subtitles | أشرب كل يوم، أنام ثلاث ساعات كل ليلة، ولدي شركاء جنسيين متعددين |
cinsel suç işleyenleri araştırmalarını söylemiştik. | Open Subtitles | اخبرناهم ان يبحثوا عن مجرمين جنسيين مسجونين |
Bittaker ve Norris cinsel sadistlerdi. | Open Subtitles | ألة القتل بيتاكر و نوريس كانا ساديين جنسيين |
Antika adamla normal arkadaş olmanı ve genel olarak seks arkadaşlıkları kurmamanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تكوني صديقة عادية للرجل العجوز وتوقفي عن تكوين أصدقاء جنسيين بشكل عام. |
seks kurbanı çocukların büyük çoğunluğu suçlu ya da seks suçlusu olarak büyümezler. | Open Subtitles | الغالبية العظمى من ضحايا العنف الجنسي من الأطفال لا يصبحوا مجرمين أو معتدين جنسيين |
Şartlı tahliyemin koşulları, internet kullanmamı ya da diğer seks suçlularıyla görüşmemi yasaklıyor. | Open Subtitles | شروط إطلاق سراحي تحرم عليّ إستخدام الإنترنيت أو الإختلاط بمعتدين جنسيين آخرين. |
Maggie zaten birden çok seks partneri olduğunu itiraf etti. | Open Subtitles | لقد أقرّت "ماغي" من قبل بوجود شركاء جنسيين متعدّدين |
Kişisel e-mailler simsarların seks düşkünlüğünü de ortaya çıkardı. | Open Subtitles | بريد الكتروني شخصي يكشف عن تُجار جنسيين |
Söylediğim şey; atalarımızın cinsel olarak hepçil olduklarını iddia etmenin, beslenme açısından hepçil olduklarını iddia etmenin vejetaryenlik eleştirisi olduğundan daha fazla bir tek eşlilik eleştirisi olmadığıdır. | TED | ما أقوله فقط هو ان اناقش ان أجدادنا كانوا جنسيين للغاية هذا ليس نقد لأحادية الشريك الجنسي أكثر من ادعاء أن أجدادنا كانوا آكلين للحم هو نقد للنباتية |
Ancak gerçek şu ki, cinsel partnerımızı seçme özgürlüğüne sahip olduğumuzda bile, halen yasak olanın gücü tarafından cezbedilmiş görünüyoruz, eğer yapmamamız gerekeni yaparsak, o zaman gerçekten istediğimiz bir şeyi yapıyor hissediyoruz. | TED | ولكن الحقيقة هي أنه يبدو أنه حتى عندما يكون لدينا الحرية في الحصول على شركاء جنسيين آخرين نبقى على ما يبدو تحت إغراء سلطة المحرَّمات عندما نفعل ما لا يفترض بنا فعله ثم نحس كأننا نفعل ما نريده حقّاً |
Kısa süre önce cinsel olarak birbirimize rakiptik. | Open Subtitles | من مدة ليست طويلة كنا متنافسين جنسيين. |
İlk başlarda, cinsiyet ayrımcılığının kabul edilebilirliğini hedefleyen 9. Başlık, zamanla öğretmen, öğrenci veya kampüs ziyaretçilerinin cinsel saldırı veya tacizde bulunmasında olduğu gibi belirli kişilerce gerçekleştirilen cinsiyet şiddetine karşı eğitim kurumlarının müdahalesi ve değinişine evrildi. | TED | بالرغم من كونه يستهدف بالأساس التمييز الجنسي، فقد تطور الفصل التاسع عبر الزمن وأصبح يفرض على المؤسسات التعليمية التدخل ومواجهة العنف الجنسي عند اقترافه من قبل أطراف معينة، كإقدام أساتذة أو طلاب أو زوار للحرم الجامعي على اقتراف اعتداء أو تحرش جنسيين. |