| Ancak kuzeyden soğuk rüzgarlar esmeye devam ediyordu ve zaman hala ondan yanaydı. | Open Subtitles | لكن الوقت كان ما يزال حليفه بعد بدء رياح الشتاء البارده فى الهبوب من جهة الشمال |
| Silah sesleri kuzeyden geliyor | Open Subtitles | تلك الطلقات قادمة من جهة الشمال |
| kuzeyden büyük bir fırtına geliyor. | Open Subtitles | هناك عاصفة ضخمة قادمة من جهة الشمال. |
| kuzeyden gelmiyorlar. | Open Subtitles | ! إنهم غير قادمين من جهة الشمال |
| Ve burada eylem halindeki bayanı görebilirsiniz sol elinizin yönünde -- soldaki maytın vucüdunu deliyor, vücudundaki sıvıyı emiyor. | TED | وهنا يمكنك ان ترى هذه السيدة تتحرك على جهتك اليسرى فقط تثقب وتمتص سوائل الجسم للعثة الضارة على جهة الشمال. |
| Birileri geliyor! Saat iki yönünde Meksikalılar var! | Open Subtitles | لدينا بعض المتسللين المكسيكين جهة الشمال الشرقي |
| Sana kuzeyden yaklaşıyoruz. | Open Subtitles | - نحن نقترب من موقعك من جهة الشمال |
| Siz kuzeyden yaklaşın. | Open Subtitles | أنتم تقدموا من جهة الشمال |
| Cumhurbaşkanı da... SEATTLE'DA ÇATIŞMA ...saat 10 yönünde vuruldu. | Open Subtitles | فقد ضُرِب الرئيس الأوكراني من جهة الشمال الغربي |