| Bay Gifford, hemen belirteyim "kendi aleyhinde suçlamaya" karşı Anayasa'nın 5'nci maddesinden yararlanma hakkınız var. | Open Subtitles | السّيد: جيفورد اتركنى أقول بسرعة لديك الحق في التعديل الخامس |
| Gifford Road yolunda bisikletle yalnız bir şekilde gidiyordu Metropolitan kolejinde sınavı vardı. | Open Subtitles | كانت تسافر بالدراجه على طول طريق جيفورد إلى كلية متروبوليتان حيث كان من المقرر أن تخوض اختباراها |
| Cepte kalır eğer almak zorunda kalırsak Gifford düşecek. | Open Subtitles | أنها لا تزال أقل, إذا كان لدينا لشراء وسوف ينخفض ? جيفورد. |
| Şimdi size Gabrielle Giffords'un geçen yıl yaptığı bir konuşmayı göstereceğiz. | Open Subtitles | سنريكم الآن مقابلة قامت بها جابرييل جيفورد في العام الماضي. |
| Şimdi gelen habere göre Giffords beyin ameliyatı için hazırlanıyor ve ACN muhabirimiz şu anda Üniversite Hastanesinde. | Open Subtitles | حسناً,لقد علمنا الآن أن جيفورد يتم تجهيزها للجراحة وهنالك مندوبنا في المستشفى الجامعي الآن. |
| Çavuş Jeffords internette "keşfedilmemiş kas" diye bir arama yapmış. | Open Subtitles | الرقيب جيفورد بحث في الانترنت عن " العضلات الغير مستكشفه |
| Ayrıca, Gifford ve adamları silahlı. | Open Subtitles | الى جانب ذلك، رجال جيفورد مسلحين بالسيوف |
| Gifford'ı ortadan kaldırınca, o tek başına kalacak. | Open Subtitles | بمجرد مانقتل جيفورد سيكون ثلاثتنا ضد واحد |
| Ve Gifford'ın kılıcına da sahip olacağız. Tek şansımız bu. | Open Subtitles | وسنحصل على سيف جيفورد انها فرصتنا الوحيدة |
| Şunu demek istiyorum Dr. Gifford. | Open Subtitles | ما أحاول قوله يا دكتور " جيفورد " هو ، حتى يتمكن للعلاج الذى تتلقاه السيدة " كانينجهام" |
| Teşekkür ederim. Bunun Dr. Gifford'a hemen ulaşmasını sağlayabilir misin? | Open Subtitles | شكراً لك ، هل تهتمين بأن يتلقى الدكتور " جيفورد " هذه فى أسرع وقت |
| - Eminim. Virginia, sana şunu söyleyecektim. Dr. Gifford kurula çıkacağını söylüyor. | Open Subtitles | فيرجينيا " ، لقد كنت سأخبرك أن إن الدكتور " جيفورد " يقول أنك سوف تعرضين على الطاقم |
| Dr. Gifford kurulun karşısına çıkacak kadar iyileştiğini düşünüyor. | Open Subtitles | إن الدكتور " جيفورد " يعتقد أنك بخير و يمكن عرضك على الطاقم |
| Dr. Gifford, çok geç olmadan bunu sonlandırmamız lazım. | Open Subtitles | دكتور " جيفورد " ، يجب أن يتوقف ذلك قبل فوات الأوان -توقف ماذا ؟ |
| - Dr. Terry? - Hayır, Dr. Gifford. | Open Subtitles | -لا يا دكتور " جيفورد " ، إلا إذا كان دكتور " كيك " |
| Eskiden yolun aşağısında Frank Gifford yaşıyordu. | Open Subtitles | اتعلم ان "فرانك جيفورد" كان يعيش في هذا الحي. |
| Üç hafta önce, Mary Ann Gifford'u kaçırmışlardı. | Open Subtitles | إنهم من قاموا بخطف(ماري آن جيفورد) منذ ثلاثة أسابيع |
| Bu öğleden sonra Arizona, Tucson'da belediyedeki bir toplantı sırasında Kongre Üyesi Gabby Giffords vuruldu. | Open Subtitles | بعد ظهر اليوم بقليل, عضوة الكونجرس جابي جيفورد تم إصابتها بطلقة نارية حينما كانت تعقد اجتماعًا عموميًا |
| Kameraman Ted Giffords, tek bir maymun ailesini tanımak için bir yılını harcadı. | Open Subtitles | قضى المصوّر "تيد جيفورد" عامًا يحاول معرفة عائلة قردة واحدة |
| - Gabrielle Giffords halka açık bir etkinlik sırasında Tucson'ın dışındaki bir bakkalda vurulmuş. | Open Subtitles | جابي--جآبرييل جيفورد تم إطلاق النار عليها حينما كانت في تجمعٍ عام خارج إحدى محلات البقالة في توكسون. |
| Bugün en büyük sıkıntımın sen olduğuna inanamıyorum, Jeffords. | Open Subtitles | لا أصدق بأنك من بين كل الناس "أنت أكبر مشاكلي لليوم يا "جيفورد |
| - İyi işti, Jeffords. | Open Subtitles | عمل جيد , جيفورد |