| Şimdi kameranı, kaseti ve eşyalarımı geri istiyorum. | Open Subtitles | الآن أُريدُ آلةَ التصوير، أُريدُ الشريطَ، وأنا أُريدُ إستعادة حاجاتي الآن. |
| Kameranı, kaseti ve eşyalarımı geri istiyorum. | Open Subtitles | الشريط ورجع حاجاتي الآن ويلز هاك المفتاحُ. |
| Bayan Hinze, eşyalarımı hazırlayın lütfen. | Open Subtitles | سيدة هنز أرجو ان تبدأي بتوظيب حاجاتي رجاءً |
| Arista, bunu hep yapıyorsun! Bunlar benim eşyalarım. | Open Subtitles | اريستا ، انتي دوما تفعلي هذا انها حاجاتي |
| Kapı otomatik olarak kapanır. Peki, eşyalarım ne olacak? | Open Subtitles | طيب حاجاتي فين |
| Elbette bir bara girip,oradaki bir bayana bir içki ısmarlayıp,... bir ilişki başlatmak bahanesiyle, onu cinsel... ihtiyaçlarım için kullanabilirdim. | Open Subtitles | يمكنني شراء شراب لسيدة تحت ذريعة العلاقة أغويها لإرضاء حاجاتي الجنسية.. |
| Burası sadece ihtiyaçlarımı karşılayan değil aynı zamanda onları kucaklayan bir yer. | TED | هذا ليس مكان فقط ليتحمل حاجاتي و لكنه يحيطها برعاية |
| Bazen tüm eşyalarımı bir koliye koyup onları ağırlık olarak kullanıyorum. | Open Subtitles | أحيانًا، أحب أن أضح حاجاتي من مكتبي في صندوق وأقوم ببعض التمارين فحسب، وأستخدمها كأوزان فحسب، ثمانون. |
| eşyalarımı toplayacağım. Yarın Dresden' e gidiyorum. | Open Subtitles | على أن أحزم حاجاتي سوف اذهب غدا الى درسدن |
| Ama eşyalarımı toplamak için konağa dönmem gerek. | Open Subtitles | لكن يجب أن أعود إلى القصر لأجمع حاجاتي |
| Aşağıya inip eşyalarımı almam gerek. | Open Subtitles | سأجمع حاجاتي وسأقابلكم بالأسفل |
| Bu akşam eşyalarımı getirebilir miyim? | Open Subtitles | يمكنني نقل حاجاتي عندك الليلة؟ |
| eşyalarımı alıp gideceğim. | Open Subtitles | ـ لا تتشاجر معي، جئتُ فقط لأجمع حاجاتي |
| Onlar benim eşyalarım! | Open Subtitles | هذه حاجاتي |
| İhtiyaçlarım var. | Open Subtitles | لديّ حاجاتي الجسدية وقد لبّيت هذه الحاجات |
| Sana söylemiştim. Eğer seninle kalacaksam ihtiyaçlarım karşılanacaktı. | Open Subtitles | حاجاتي يجب أن تلبـى |
| Tüm ihtiyaçlarım ve ızdırabım için. | Open Subtitles | و حاجاتي -و الآمي |
| Bunları duymak, belki de sana acı veriyor biliyorum, ama tüm ihtiyaçlarımı gideriyor. | Open Subtitles | أعرف بأنّه قد يكون صعباً عليك سماع ذلك، لكن يرضي كلّ حاجاتي |
| Sanırım tüm ihtiyaçlarımı hep tek bir kadının karşılıyacağına inanmışımda ondan. | Open Subtitles | اعتقد بأن امرأة واحدة تكفي لإنجاز كل حاجاتي |
| Eşyalarımın kalanını sonra alırım. | Open Subtitles | . سأتدبر بقية حاجاتي |