| - Olmaz. Senin, vakti gelene kadar saklanman gerekiyor. Öteki dünyadan döndüğünü bilmemeli. | Open Subtitles | عليك أن تظلي مختفية حتى يحين الوقت لا يجب أن تعرف أنكِ عدتِ |
| Gitme vaktiniz gelene kadar güvenlik irtibat görevlim sizi izleyecek. | Open Subtitles | سأطلب من ظابط الأمن مراقبتك حتى يحين موعد رحيلك |
| O zamana kadar meclis başkanımı, o yaratığa kimin öldürttüğünü yalnızca karısından öğrenebiliriz. | Open Subtitles | حتى يحين الوقت, زوجته هي وسيلتنا للمعرفة من طلب من الكائن لقتل قائدي |
| Canı ne zaman emekli olmak isterse o zamana kadar. | Open Subtitles | حتى يحين وقت يَعتقدُة مناسبا لتَقَاعُدة بنفسه. |
| Gitme zamanına kadar da güvenli bir evde tutacağız. | Open Subtitles | ونأخذك الى منزل آمن حتى يحين الوقت للذهاب. |
| Haftalarca aç bıraktılar, zamanı gelinceye kadar madende bıraktılar ve sonra kokuyu verdiler. | Open Subtitles | لقد تم تجويعه لأسابيع و تم الإحتفاظ به فى المنجم حتى يحين الوقت ثم أعطوه الرائحة |
| Ama o güne dek... uslu duracağız. | Open Subtitles | ولكن حتى يحين الوقت، نحن سنتظاهر |
| En azından bazı aletler paylaşmayı düşünür müsünüz, o zaman gelene kadar kendimizi korumamız için? | Open Subtitles | على الأقل ضع في الاعتبار مشاركتنا بالأدوات التي تحسن حمايتنا لأنفسنا حتى يحين ذلك الوقت؟ |
| Doğru zaman gelene kadar hiçbir şey söylememeye karar verdi. | Open Subtitles | لكنّه أقسم بعدم البوح به، حتى يحين الوقت المناسب. |
| Doğru an gelene kadar bekliyordum. | Open Subtitles | لقد إنتظرت حتى يحين الوقت المناسب أيمكنني القول؟ |
| Okula gitme vaktim gelene kadar oyun oynayabilir miyim? | Open Subtitles | هل بإستطاعتي الذهاب للعب حتى يحين موعد ذهابنا للمدرسة ؟ |
| Ta ki bize şarap soğutucu alan ve babamızı hatırlatan ilk erkekle seks yapma zamanımız gelene kadar. | Open Subtitles | حتى يحين وقت ممارسة الجنس مع اول شاب يشتري لنا النبيذ الأكثر برودة, و يفكرنا بوالدنا |
| Siz o zamana kadar Escobar'a bakıcılık yapacaksınız | Open Subtitles | تقوم برعاية اسكوبار حتى يحين موعد احضاره الى المحكمة |
| O zamana kadar sakin öleyim demeyin. | Open Subtitles | حاولوا الا تموتوا حتى يحين ذلك الوقت وتأكدوا بأنكم تشاهدون |
| Beni dinle geleceğin sakini seni serbest bırakacağım zamana kadar benim sadık hizmetkarım olacaksın. | Open Subtitles | أنصت لي يا إبن المستقبل ستكون خادمي الوفي حتى يحين الوقت الذي أعفيك به من هذا |
| Seni yarın yemek zamanına kadar merak etmem. | Open Subtitles | لن أقلق عليكِ حتى يحين موعد الغداء يوم الغد. |
| Andy'ye gidip tatil heyecanı zamanına kadar bize borç verebilir mi diye soracağım. | Open Subtitles | أنا فقط سوف أذهب وأسأل (أندي) إذا سوف يقرضنا بعض النقود حتى يحين حصاد موسم العطلة. |
| Doğru zaman gelinceye kadar onunla ilgilenmesi işime gelir. | Open Subtitles | أنا بحاجة لذلك الكابتن لينظر بعده حتى يحين الوقت |
| Vakit gelinceye kadar kaybolacağız biz. | Open Subtitles | حتى يحين الوقت . سنكون نحن مختفين |
| Ama o güne dek... uslu duracağız. | Open Subtitles | ولكن حتى يحين الوقت، نحن سنتظاهر |