| Sadece ona çaktırmadan Mazeretini öğrenmeye çalış. | Open Subtitles | لا , فقط جدي طريقة لإثبات حجة غيابه دون لفت الإنتباه |
| Mazeretini kontrol etmek için annesini arasana. | Open Subtitles | لماذا لا تتصلين بوالدته لتتفحصي حجة غيابه |
| Özellikle patronunuz Mazeretini söylerken çok rahatsız görünüyordunuz. | Open Subtitles | بالتحديد, بدوت غير مرتاحا عندما كان رئيسك يذكر حجة غيابه. |
| Bu onun şahidi. Akşam yemeği hazırlamış ona. | Open Subtitles | .إنها حجة غيابه عن مكان الجريمة لقد أعدت له العشاء بمنزلها |
| Hali hazırda bir görgü tanığı vardı. Şimdi bile görgü tanığından iki saat kayıp bir süre var. | Open Subtitles | كان لديه حجة غياب، ومع ذلك مازالت هنالك ساعتين مفقودتين في حجة غيابه |
| - şahidini konuşuyorduk. Sonra konu DNA deliline geldi. - Siz de buna izin verdiniz? | Open Subtitles | لقد كنا نتناقش عن حجة غيابه , وبعد ذلك إنجرفتالمحادثة إلى دليل الحمض النووي الجديد - وأنت سمحت لذلك ؟ |
| - Ona bahanesi olmak için mi bulunuyordunuz? | Open Subtitles | ومع ذلك أنت موجودة الآن لتوفري حجة غيابه |
| - Kız, onun mazeretine pek yardımcı olmadı. - Hayır, olmadı. | Open Subtitles | انها لم تقوي حجة غيابه كثيرا لا لم تفعل |
| Ben Mazeretini kontrol edeceğim, ...sen de çalışanları üzerinde öz geçmiş taraması yap. | Open Subtitles | سأتفقد حجة غيابه وأحقق في خلفيات موظفيه |
| - Mazeretini kontrol etmem mümkün olmadı. | Open Subtitles | ولم أقدر على التحقق من حجة غيابه |
| New Haven'dayım şimdi. Mazeretini kontrol ediyorum. | Open Subtitles | انا في الملجئ الجديد أتاكد من حجة غيابه |
| Mazeretini kontrol edeceğim. | Open Subtitles | أريد أن اتحقق من حجة غيابه |
| Beckett, rica etsem Scott'ın Mazeretini araştırır mısın? | Open Subtitles | أرجوك هلا تتحققي من حجة غيابه |
| Mazeretini kontrol etmeliyiz. | Open Subtitles | - نحتاج الى تفقد حجة غيابه |
| şahidi boş ver, ayakkabıya odaklan. Kadını mahkemeye çağır ve bağlantıyı kur. | Open Subtitles | .انسى حجة غيابه عن المكان , وركز على الحذاء أجلبها بالجلسة واربط الصلة |
| Finans durumu da şahidi köpek bakım evi gibi şüpheli görünüyor. | Open Subtitles | يبدو أن تمويله متصدع كما هي حجة غيابه |
| O şahidi de derin araştırıyorum. | Open Subtitles | أنا اتحقق من حجة غيابه أيضا |
| Ama sizi tanığı yaptı ve sizin de çıkıp söylemeniz gerek. | Open Subtitles | ولكنه صنع منك حجة غيابه... . ولذا كان يجب عليك ان تقفى |
| Krinsky'nin tanığı ikinci yangından onu aklıyor. | Open Subtitles | حجة غيابه تزيحه من الحريق الثاني |
| Şimdi gidelim de şahidini kontrol edelim. | Open Subtitles | لان دعنا نتحقق من حجة غيابه |
| Pekala, şahidini kontrol edeceğim. | Open Subtitles | حسناً، سأتفقد حجة غيابه |
| Çıkmaz yol. Busta'nın bahanesi tutuyor. | Open Subtitles | لا جدوى منه لقد تحققنا من حجة غيابه |
| Buraya getirtilme nedeniniz, onun bahanesi olmaktı. | Open Subtitles | أنت أُحضرت هنا لتكوني حجة غيابه |
| Rodger Stapleton'ın arkadaşları mazeretine arka çıktılar. | Open Subtitles | اصدقاء روجر ستيبلتون دعمو حجة غيابه. |