Geçen sene bir şey oldu, onun hakkında bir şey bilmiyorlar. | Open Subtitles | حدث شيء في العام الماضي ، انهم لا يعرفون شيئا عن ذلك. |
Birleşmiş Milletler'de görmeniz gerektiğini düşündüğüm bir şey oldu, efendim. | Open Subtitles | سيّدي، لقد حدث شيء في مقر الأمم المتحدة وأظنّكَ يجب أن تراه. |
Pen, Noel Baba'nın Köyü'nde bir şey oldu bugün. Anlatması çok güç. | Open Subtitles | (بين)، حدث شيء في قرية (سانتا) اليوم و يصعب عليّ التحدّث عنه. |
Odamda bir şey oldu. Bir tür güç kesintisi. | Open Subtitles | حدث شيء في غرفتي انقطاع في الطاقة |
"Parkta bir şeyler oldu." "O gece parktaydın, değil mi?" | Open Subtitles | قالوا لي حدث شيء في المنتزه، هل كنت في المنتزه ليلة أمس؟ |
O etkinlikte bir şeyler oldu. | Open Subtitles | حدث شيء في جمع التبرعات |
Sen yokken bir şey oldu. Ben de alışmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | حدث شيء في غيابك، وإنّي أتدبره فحسب. |
New York'ta bir şey oldu. | Open Subtitles | حدث شيء في نيويورك |
Ve işte bir şey oldu. | Open Subtitles | وبعد ذلك حدث شيء في العمل |
Wooster-Graff'da bilmem gereken bir şey oldu mu? | Open Subtitles | جيد (وهل حدث شيء في (ووستر غراف يجب أن أعرف عنه؟ |
O gün bir şey oldu. Justin'in cinayeti ile bağlantılı bir şey. | Open Subtitles | حدث شيء في ذلك اليوم، شيء مُرتبط بمقتل (جستين)، |
- Odanda bir şey oldu. | Open Subtitles | - حدث شيء في غرفتك؟ |