| Benim güzel bahçem, o kadar geniş değil. | Open Subtitles | حديقتي الجميلة ليست بذلك القدر من الرحابة |
| Burası benim bahçem. Kasaba halkı buraya gelmeye cesaret edemez. | Open Subtitles | هذه حديقتي , لا أحد من القروين يجرؤ على القدوم هنا |
| Bu yüzden beni Meksikalı güreşçi maskesi ile gelinlik içinde bahçemde tüm çaresizliğimle görürsünüz. | TED | لهذا السبب تراني في قناع مقاتل مكسيكي، بفستان الزفاف، يائسة في حديقتي. |
| Önce kendi bahçemde bir dükkan açtım ve çömlek yapıp Budapeste'de pazarda satmaya başladım. | TED | في البداية أسست محلاً في حديقتي الخاصة وصنعت فخارات للبيع في ساحة البيع في بودابست |
| Haftasonları evime gelip, sebze bahçemi temizlememe yardım ettiğini görmüyorum. | Open Subtitles | لا أراك تأتي لمنزلي في الاجازات تساعدني في بذر حديقتي |
| Organik bahçemden gelen yiyecekler her halükarda hastane yemeğini yener. | Open Subtitles | الطعام من حديقتي العضويه يغلب طعام المشفى في أي يوم |
| Tabii ki, bahçe partisini düzenleyen benim ve Zachary Quinto listede değil diyorum. | Open Subtitles | أجل ، بالطبع إنها حفله حديقتي و زاكري كوينتو ليس على قائمة المدعوين |
| "Benim bahçem, benim bahçemdir." dedi dev. | Open Subtitles | حديقتي هي حديقتي لوحدي انا ' قال ذلك العملاق |
| Hava temiz, bir bahçem var. | Open Subtitles | لدي الهواء النقي .. و لدي حديقتي و الهدوء .. |
| Hayvanat bahçem pis ve harap bir vaziyette olduğu için de çocuklar gelmiyor. | Open Subtitles | و الأولاد لا يأتون لأن حديقتي مقرفة و معطلة |
| Ben yan komşunuzum. Kusura bakmayın. Bunu bahçemde buldum da. | Open Subtitles | أنا جارتكم، متأسفة ولكن وجدت هذه في حديقتي |
| Bunu arka bahçemde de yapabilirdin,biliyor musun ? | Open Subtitles | هذه طريق طويلة لتفعل ما تريد كان يمكنك أن تفعل ذلك في حديقتي الخلفية |
| Dinle, yardımın lazım. bahçemde bir köstebek var. | Open Subtitles | اسمعي، أحتاج إلى مساعدتكِ هناك حيوان أبوسوم في حديقتي |
| Ve sonra size bahçemi gösterdim... ve sizi havaalanına götürdüm. | Open Subtitles | و بعد ذلك قمنا برؤية حديقتي و قمت بأيصالك الى المطار |
| bahçemi terk edin aynasızlar, yoksa fıskiyeleri açarım! | Open Subtitles | ،إبتعدوا عن حديقتي أيّها الشرطيّون و إلّا سوف أُشغّل جميع مرشّات المياه |
| Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında. | TED | فبهذا تكون تلك الأوراق التي في التقويم من حديقتي. |
| Ve şimdi de, bütün sevgili arkadaşlarıma diyorum ki, bahçemden defolup gidin. | Open Subtitles | والآن إلى كل أصدقائي أقول لكم أخرجوا من حديقتي |
| bahçe hortumumu saat yönü yerine tersine mi doladım? | Open Subtitles | لففت خرطوم حديقتي بإتجاه عقرب الساعة بدلا من بعكس عقرب الساعة؟ |
| Bir sorum var. Bahçeme para gömmek gibi bir alışkanlığın yok, değil mi? | Open Subtitles | سؤال سريع ليست لديك عادة في دفن النقود في حديقتي الخلفية، أليس كذلك؟ |
| Bahçemin eğitim için bir araç haline gelişine tanık oldum, çevremin dönüşümü için bir araç. | TED | لقد شهدت حديقتي تتحول إلى أداة تعليم، أداة تحول في حيي. |
| çimlerimi biçtiğin için karımla yatabileceğini mi düşündün ? | Open Subtitles | أتظن لأنك تشذب حديقتي أنه يمكنك مضاجعة زوجتي؟ |
| Burası benim parkım ve şunlar da kurallarım. | Open Subtitles | هذه حديقتي, و هذه قواعدي |
| Bahçenin tanzim edilmesi lazım. | Open Subtitles | أحتاج لتنسيق حديقتي |
| Bu insanlar çimlerimin üzerine teçhizat koymayacaklar. | Open Subtitles | . -لا يا هنري لن أسمح لهؤلاء الناس بوضع أي قطعة من أدواتهم في حديقتي |
| Hey, ön bahçemdeki fıskiyeleri açıyorum. | Open Subtitles | هاي, إني أشغل الرشاشات في حديقتي الأمامية |