| Ama yapamıyorum çünkü babam harçlığımı kesti işletme okuyup para kovalamak yerine kalbimi dinlediğimden. | Open Subtitles | لكن لا يمكنني ذلك لأن والدي حرمني المال لأنني أصغت لقلبي لا للمال في كلية الأعمال |
| Pek öyle olmadı. O iliskimi kesti. | Open Subtitles | لم تسير الأمور على هذا النحو تماماً حرمني |
| - Babacık paramı kesti. | Open Subtitles | أبي حرمني |
| Albay seninle konuşmamı yasakladı, Bayan Thursday. | Open Subtitles | العقيد حرمني مخاطبتك، آنسة ثيرسداي |
| Tristan. Niklaus'u görmemi yasakladı. İçimdeki her şey bana haykırıyordu. | Open Subtitles | (تريستن) حرمني من لقاء (كلاوس)، فإذا بكلّ حوائجي ضجّت صارخة. |
| Ona yakınlaşmamı yasakladı. | Open Subtitles | لقد حرمني عليها. |