| Senin eşyalarını da topladım ama. Evin berbat haldeydi. | Open Subtitles | ،لقد حزمتُ أغراضكِ ايضاً منزلكِ كان في حالة فوضى |
| O yüzden toplanıyorum. Senin eşyalarını topladım bile. | Open Subtitles | ولهذا أحزم أغراضي، لقد حزمتُ لكَ مُتعلقاتكَ مُسبقاً. |
| - Eşyalarını topladım. | Open Subtitles | ـ في الخارج .لقد حزمتُ جميع أشيائك .إنها في حقيبتك |
| 1936'da, bu hayattaki 17. yılımı doldurduğumda eşyalarımı toplayıp veda ettim. | Open Subtitles | في 1963, عندما قاربت على إتمام عامي السابع عشر حزمتُ حقيبتي, وقلت مع السلامة |
| Üç gün sonra çantamı toplayıp bisiklete atladım, doğruca Los Angeles'a gittim. | Open Subtitles | بعد ذلك بثلاثة أيام ، حزمتُ , حقيبتي ، إستقليت الدرّاجة وقدتُ نحو " لوس أنجلوس " مباشرةً |
| Pembe çantanıda topladım. | Open Subtitles | حزمتُ حقيبتكِ الوردية. |
| Çantanı topladım. | Open Subtitles | حزمتُ حقيبتكِ. |
| Çantamı toplayıp hiçbir şey demeden çıktım gittim. | Open Subtitles | حزمتُ أغراضي ورحلتُ دون انذارٍ سابق. |