| Eldivenlerdeki fiziksel kanıtlar amonyak ile tepkimeye girdi. | Open Subtitles | حسناً أي دليل حسي على القفاز سوف يتعرض للأمونيا |
| Eğer bu olursa Kira hakkında birkaç fiziksel kanıt bulabiliriz. | Open Subtitles | في تلك الحالة فستكون هناك فرصة جيدة لأن نصل إلى دليل حسي يصلنا بـ كيرا |
| Steven Avery'yi bu olayla ilişkilendirecek tek bir fiziksel kanıt yoktu. | Open Subtitles | لم يكن هناك إي دليل حسي في القضية الذي يربط ستيفي بها |
| Hasar görmeleri, motor ya da duyusal kayıplara neden olmadığından, uzmanlar hiçbir işe yaramadıkları sonucuna vardılar | TED | فالإضرار بها لم يسبب أي عجز حركي أو حسي لذا استنتجت الجهات المختصة أنها لا تقوم بأي عمل. |
| Bizi, zorla dünyadaki sanal duyusal farkındalığın içine çeker, tıpkı bir meditasyon gibi." | TED | فهو يسحبنا بشدة إلى وعي حسي افتراضي بالعالم مثلما يحدث في التأمل." |
| Bu Bedensel anlamda,ancak | Open Subtitles | لذا, هذا علي مستوي حسي, لكن |
| Sanki Bedensel bir zeka gibi. | Open Subtitles | لديه ذكاء حسي |
| 1976'da Air France kaçırıldı, Entebbe'ye getirildi ve İsrailliler sadece olağanüstü bir kurtarma operasyonu gerçekleştirmedi, bunu yapmalarının nedenlerinden biri havaalanının fiziksel modeli üzerinde çalışmış olmalarıydı, çünkü havaalanını inşa etmişlerdi, çöl içinde bir model yapmışlardı ve Entebbe'ye vardıklarında, orada önceden bulunduklarından nereye gideceklerini biliyorlardı. | TED | اختطفت طائرة فرنسية، أخدت لمدينة عنتيبي، و لم يقم الإسرائيليون بعملية انقاذ استثنائية فحسب، هم قاموا بذلك إلى حد ما لأنهم تمرنوا على نموذج حسي للمطار. لأنهم أنشأوا المطار، بنوا نموذجاً في الصحراء، وعندما وصلوا لعنتيبي، عرفوا كيف يتحركون لأنهم كانوا هناك من قبل. |
| Dava tekrar açıldıktan sonra, olay yerindeki fiziksel kanıtların memur Crews'la uyuşmadığını fark ettik. | Open Subtitles | بعد ما تم فتح القضيه من جديد لم نجد دليل حسي في مسرح الجريمه يطابق الضابط (كروز) |
| Dava tekrar açıldıktan sonra, olay yerindeki fiziksel kanıtların memur Crews'la uyuşmadığını fark ettik. | Open Subtitles | بعد ما تم فتح القضيه من جديد لم نجد دليل حسي في مسرح الجريمه يطابق الضابط (كروز) |
| Biraz fiziksel, biraz psikolojik. | Open Subtitles | بعضها حسي و البعض الآخر نفسي |
| Gerçek hayatta fiziksel bir kanıta ne dersiniz? | Open Subtitles | ماذا عن دليل حسي وحقيقي؟ |
| fiziksel doğrulamaya ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج تأكيد حسي تقصد ... |
| Prosopagnosia denilen bir çeşit duyusal algılama bozukluğu. | Open Subtitles | إنه ضعف حسي يسمى بارسوباجنوسيا.. |
| Yazarlık duyusal bir iş. | Open Subtitles | الكتابة شيء حسي ... إنها |
| Yazarlık duyusal bir iş. | Open Subtitles | الكتابة شيء حسي ... إنها |
| Buna Ekstra duyusal Algı denir. | Open Subtitles | إنه يُسمى إدراك فوق - حسي |
| "Bedensel zeka mı." | Open Subtitles | " ذكاء حسي " |