| Yani bu herifin espri anlayışı varmış, bunu mu demek istiyorsun? | Open Subtitles | اذن هذا الرجل يملك حس الدعابه هل هذا ماتقصده... ؟ |
| Tanrıların kendilerine has bir espri anlayışı var. | Open Subtitles | آلهتي لها حس الدعابه الخاص بها |
| Kravatımı beğendiysen, iki kere kırpmaya ne dersin? Hala espri anlayışı mevcut. | Open Subtitles | حسنا،ارمش مرتين اذا كانت تعجبك ربطة عنقي لايزال لديه حس الدعابه! |
| Tanrıların da kendilerine has mizah anlayışları var. Umarım tanrıya inanıyorsundur. | Open Subtitles | آلهتي لها حس الدعابه الخاص بها و أظنك مازلت مؤمناً بإلهك |
| Bu durum, Edison'u çok eğlendirmişti ve Tesla'ya: "Biz Amerikalıların mizah anlayışını pek bilmiyorsunuz sanırım, Bay Tesla" demişti. | Open Subtitles | كان أديسون سعيدا جدا قال: انت لا تفهم حس الدعابه الامريكي يا سيد تيسلا |
| Haa, bu devamlı duyduğum İngiliz mizah anlayışı olmalı. | Open Subtitles | لابد و ان هذا حس الدعابه البريطاني الذي لازلت اسمع عنه |
| espri anlayışı dışında her şeyi olan bir erkek kendisi. | Open Subtitles | الولد بالفعل لديه كل شيء عدا حس الدعابه |
| Bu herifin hiç espri anlayışı yok. | Open Subtitles | الولاد, لديهم حس الدعابه |
| espri anlayışı. | Open Subtitles | لديك حس الدعابه |
| Durumun sakasi yoktur ama mizah yetenegini kaybetmez. | Open Subtitles | كان الوضع سيئا لكنه حافظ على حس الدعابه لديه |
| - mizah geliştirmek için. | Open Subtitles | -لتنميه حس الدعابه |