| Yan yana duran sağdaki iki azı dişte altın dolgu varmış. | Open Subtitles | لديه حشوات أسنان ذهبيّة في الأضراس اليمنى المجاورة ويتخللها بالقواطع اليسرى |
| Al sol çenede dört dolgu var, üst sol azı dişlerde de kaplama. | Open Subtitles | أربع حشوات في الصف الأيسر الأسفل للأسنان هناك تيجان على الضروس العلوية اليسرى |
| 79 milyon kadar Amerikalı hergün ağızlarına civalı dolgu koyuyorlar. | Open Subtitles | مثل أن يكون 79 مليون أمريكي لديهم حشوات زئبقيّة موضوعة في أفواههم كل يوم و اﻵن. |
| Çürükler büyürse diş dolguları kullanılarak iltihaplı alan kapatılır ve daha kötü hâle gelmesi önlenir. | TED | عندما تتكون التجاويف نستخدم حشوات الأسنان لملء وإغلاق المنطقة المصابة، ومنعها من أن تسوء حالتها. |
| Ancak dediği gibi randevularını ayarlayacak ve dolguları hazırlayacak zeki bir kıza ihtiyacı var. | Open Subtitles | إلا توظيف فتاة جذابة بمعطف أبيض ترتب له المواعيد و تخلط حشوات الاسنان |
| dolgular iyi görünüyor. Başka sorunun var mı? | Open Subtitles | حشوات الأسنان تبدو جيدة جداً، ألديكَ أيّ مشاكل أخرى؟ |
| Kızın dişleri gibi değiller. Bileşik dolgular, yeni köprüler... | Open Subtitles | إنها ليست كأسنانها، فيها حشوات معقدة وكان لديه تقويم أسنان حديثاً. |
| Diş dolgusu? | Open Subtitles | - حشوات أسنان ؟ |
| Gümüş dolgu. Bir sürü çürüğüm var da. | Open Subtitles | حشوات فضية، لدي أطنان من التسوس |
| dolgu yok. | Open Subtitles | لا حشوات للأضراس |
| İki köprü, 10 kaplama, 7 dolgu. | Open Subtitles | سنتين صناعيتين, 10 تيجان ...سبعه حشوات |
| Eğer beynini inceler ve biyopsi yaparsam, sisteminde büyük miktarda civa bulurum, ağızında amalgam (civa karışımlı dolgu) dolguları varsa. | Open Subtitles | إذا ما عاينتُ دماغك و قمتُ باستئصال خزعة سأجد كمّية كبيرة من الزئبق في نظامك إذا كان لديك حشوات ملغم (خليط زئبقي) موضوعة في فمك. |
| Dişlerindeki dolguları sökmediğime dua et sen! | Open Subtitles | من حسن حظّكَ ألاّ أنتزع حشوات أسنانكَ |
| - Sanırım birinin diş dolguları. | Open Subtitles | أعتقد إنهم حشوات أسنان لشخص ما |
| - Kurbanın dolguları mı? | Open Subtitles | حشوات أسنانه؟ |
| "Altın dolgular." Bunu biliyorum. | Open Subtitles | "حشوات أسنان ذهبيّة"، أنا أعرف هذه |
| Ayıracağımız tek şey dostum dişlerindeki altın dolgular. | Open Subtitles | هي حشوات الذهب في أسنانك. |
| Lars'ın dolgusu var. Yani insan. | Open Subtitles | لارس) لديه حشوات أسنان) لذلك فهو بشرى |