| kayınvaliden konusunda bana açıklama yapmana gerek yok. | Open Subtitles | أي شيء ستقوله بشأن حماتك لا داعي بأن تشرحه لي.. |
| teyzemi tanıyor musun? senin kayınvaliden... | Open Subtitles | هَلْ تَعْرفُ عمّتَي التي سَتَكُونُ حماتك |
| Sormamam lazım biliyorum ama kayınvaliden az önce bana büyük dedenin Isaac Roosvelt'le çiftçilik yaptığını anlatıyordu. | Open Subtitles | والآن اعلم بان لا ينبعي ان أسأل هذا لكني مضطره حماتك كانت تخبرني بان جد جد جدك كان مزارع مع آزيك روزفلت؟ |
| kaynanan sürekli peşindeyken bana çok faydası oluyor. | Open Subtitles | حسناً، يسعدني كثيراً وجود حماتك طوال الوقت |
| Anlaşılan sevgili kaynanan gözünü senden ayırmıyor tatlım. | Open Subtitles | يبدو أن حماتك كانت تراقبك جيداً يا عزيزتي |
| Git ve müstakbel Kaynananla konuş! | Open Subtitles | إذهبْ وكلم حماتك المستقبليه |
| ıçeri bir de kaynana düşerse, o da baharat olur. | Open Subtitles | وإذا صادف أنّ وقعت فيها حماتك فذلك سيجعل الأمور أفضل |
| Kayınvalideniz hakkında düşündüğünüzü varsaymıştım. | Open Subtitles | فافترضت أنكِ تفكرين في حماتك |
| Şunu söylemeliyim ki ders kitabı seviyesinde sağcı bir kafaya sahip olsa da kayınvalidenin harika göğüsleri var. | Open Subtitles | علي القول بالرغم من جنونها وغبائها حماتك لديها صدر جميل |
| Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz. | TED | أما إذا كنت في طريقك لزيارة حماتك فإنك حتماً ستفضل البقاء في اليسار |
| kayınvaliden seni kanuni vasilikten çıkartabilir ve sonra bu paranın vasisi olur. | Open Subtitles | بإمكان حماتك أن تبعدك كالوصي القانوني ومن ثم تصبح الوصية على تلك النقود |
| kayınvaliden tam köpeği kabul etti ki alerjisi olduğu ortaya çıktı. | Open Subtitles | حماتك بمجرد شرائها للكلب ظهرت لها حساسيه |
| Senin kayınvaliden olacağım sen de bana yakınlaştığında öğreneceksin ki sevgi göstermekte ve vefa göstermekte büyük bir yeteneğim vardır. | Open Subtitles | سأكون حماتك وستعلمين حين تتعرفين إليّ أكثر بأنه لدي حباً رائعاً لأقدمه ولدي موهبة خاصة بالوفاء |
| kayınvaliden benimle evlenmeyecekti. | Open Subtitles | حماتك لم يكن مفترضا ان تتزوجني |
| Bak, bu kadın senin kayınvaliden olacak. | Open Subtitles | اسمعى , هذة المرأة ستكون حماتك |
| Eski kayınvaliden için üzgünüm. | Open Subtitles | آسف لسماع ما حدث عن حماتك السابقة. |
| Yeni kaynanan da benzersiz bir şeymiş. Şimdi yapma baba. | Open Subtitles | حماتك الجديد عجيبة حقاً - ليس الأن ، أبي - |
| kaynanan seni seviyor diye mutlu olmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تكون سعيدًا بالحصول على كلّ الحبّ من حماتك. |
| kaynanan öldüğünde tüm cenaze işlerini benim ekibim halletti. | Open Subtitles | ،وعندما توفيّت حماتك .نحنُ، وفريقنا تولّينا كُل شيء |
| Kaynananla seks mi yaptın? - Evet. | Open Subtitles | تمارس الجنس مع حماتك ؟ |
| Bu espriler Amerika'da çok popülerdir. Hiç kaynana esprisi biliyor musun? | Open Subtitles | في امريكا نحن نجامل الحموات هل تجامل حماتك ؟ |
| Kayınvalideniz onun temiz ve ayık olduğunu söyledi. | Open Subtitles | حماتك قالت أنه كان نظيف ورصين |
| Aynı zamanda eski kayınvalidenin ve tanımadığım Polonyalı bir kadının. | Open Subtitles | و حماتك السابقه؟ ؟ و بعض السيدات البولنديات |
| Kayınvalidenizi görmeye benzer bir şey | Open Subtitles | إنه نوعاً ما مثل مُشاهدَة حماتك تقود سيارتك الـ"بى إم دابليو" على جرفٍ شديد الإنحدار. |
| Geçen gün kayınvalideni mülteciler gibi çöpümü karıştırırken yakaladım. | Open Subtitles | ذات يوم، كفشت حماتك تفتش قمامتي كالمهاجرين |