| Bu harika kâğıt mendillerde indirim varmış, on kutu aldım. | Open Subtitles | وَجدتُ هذه الأنسجة العظيمة للبيع، لذا حَصلتُ على 10 صناديقِ. |
| Ansızın, yıllar önce sakladığım belgelerin olduğu bir e-posta aldım. | Open Subtitles | من العدم، حَصلتُ على بريد إلكتروني بوثائق دفنتُها قبل سنوات |
| - Nasıl gidiyor? - İlk baskıyı yeni aldım. | Open Subtitles | كيف تعملة أنا فقط حَصلتُ على مطبوعتِنا الأولى |
| Biraz süt, yumurta ve yumuşatıcı aldım. | Open Subtitles | حَصلتُ على بعض الحليبِ، بيض ومُنَقّي نسيجِ. |
| Bu kutunun içinde sorunun çözümünü getirdim. | Open Subtitles | حَصلتُ على الجوابِ إلى المشكلةِ هنا في هذا الصندوقِ. |
| Bir faks makinası ve bir bilgisayar da almıştım. | Open Subtitles | حَصلتُ على جهازِ الفاكس و الحاسوب هناك، أيضاً. |
| Aslında, yanlışlıkla pastanızı aldım, yenge. | Open Subtitles | في الحقيقة، بالخطأ حَصلتُ على كعكتِكَ، عمّتي. |
| Ben de bu pantolonu yeni aldım. | Open Subtitles | أنا فقط حَصلتُ على هذه الملابس الداخلية. |
| Dün gece ilginç bir haber aldım. | Open Subtitles | حَصلتُ على بعض إِهْتِمام الأخبارِ ليلة أمس. |
| Eddie'yi yük asansörüne bindirdiğim için iki ikaz aldım. | Open Subtitles | إنظرْ إلى هذا. حَصلتُ على زلّتين لعدم أَخْذ إدي على مصعدِ الشحنَ. |
| Amerika'dan silah ve eğitim aldım. | Open Subtitles | هل تعلم، حَصلتُ على السلاحِ والتدريب مِنْ أمريكا. |
| Amerika'dan silah ve eğitim aldım. | Open Subtitles | هل تعلم، حَصلتُ على السلاحِ والتدريب مِنْ أمريكا. |
| Candace'ın çeklerinden birini ödünç aldım ve şu sahte kimlikle ceza makbuzuna da aldım. | Open Subtitles | إستعرتُ أحد فحوصات كانداس، و حَصلتُ على تلك التذكرةِ المُسرِعةِ و الهوية المزيفة |
| Ona tekrar çıkma teklif ettim ve cevabımı aldım. | Open Subtitles | حَسناً، طَلبتُ منها الخروج معه ثانيةً ليلة أمس، وأنا حَصلتُ على جوابِي. |
| En azından çok alkol aldıklarını öğrendik. Ve telefon faturalarının kopyasını da aldım. | Open Subtitles | على الأقل خَرجوا يَستمتعوا حَصلتُ على فواتيرِ هواتفهم |
| Parayı aldım. Şimdi geliyorum. Senin neyin var! | Open Subtitles | نعم، إنتظر دقيقة، حَصلتُ على بعض المالِ. |
| Tamam, diş macunu, diş fırçası, dergiler aldım. | Open Subtitles | الموافقة، حَصلتُ على معجونِ الأسنان، فرشاة الأسنان، مجلات. |
| Bizim çocukları aldım ve tekneyi terk ettik. | Open Subtitles | حَصلتُ على أولادِي، ونحن مَكْفُولون هناك. |
| Garajda darbe aldım. Biraz sersem hissediyorum! | Open Subtitles | حَصلتُ على ضربةِ في المرآبِ أَبْدو مُشوش نوعاً ما |
| Poker fişleri ve mısır cipsi getirdim. | Open Subtitles | حَصلتُ على رقائقِ البوكرِ، الذرة تُقطّعُ، عِنْدي الرقائقُ. |
| Bir keresinde katolik okulundaki bir kızdan almıştım sanırım. | Open Subtitles | أعتقد حَصلتُ على ذلك مِنْ تلميذة مدرسة كاثوليكية ذات مرّة. |
| Önce elimde ağrılar sonra ayağımda döküntü başladı. | Open Subtitles | حسنا , قبل بضعةأسابيع حَصلتُ على هذه القرحةِ على يَدِّي والآن هناك هذا الطفحِ على أقدامِي |