| Kızı bırak gitsin. Bize ihanet etti. Hemen polisi arıyorum, ayrıca bu bir emirdir. | Open Subtitles | دع الفتاة لحالها، لقد خانتنا سأتصل بالشرطة وهذا أمر |
| Buluşma saatinde prensin yatıyla denize açılmaya limana gitmek için çıktık ama hizmetçim prensese karşı Bize ihanet etti, o da peşimizden yola çıktı. | Open Subtitles | حسناً, في الساعة المحددة تجهزنا للذهاب للمرفأ لنبحر في يخت الأمير, ولكن.. خانتنا خادمتي وذهبت للأميرة |
| Efendim, Bize ihanet ettiğini, Fayed için ajanlık yaptığını kabullenebilir miyim, bilmiyorum. | Open Subtitles | سيدى, لا أعرف اذا كان ...يمكننى قبول أن تكون خانتنا |
| Yeter. Karım bana ihanet etti. Hepimize etti. | Open Subtitles | توقف ، زوجتي قد خانتني لقد خانتنا جميعاً |
| Bize ihanet ettiğini, Fayed için ajanlık yaptığını kabullenebilir miyim, bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعرف اذا كان ...يمكننى قبول أن تكون خانتنا (أنها جاسوسة لـ(فايد |
| Bize ihanet edeni yok etmek için gereken gücü elde edeceğiz artık. | Open Subtitles | الآن نستقبل القوّة لتدمير التي خانتنا. |
| Ya Freya Bize ihanet ederse veyahut Hope bundan zarar görürse? | Open Subtitles | ماذا إن خانتنا (فريا)؟ ماذا إن مسّ (هوب) ضرّ جرّاء أفعالها؟ |
| Bu Daniels'la ilgili, Nicky'le değil. O kız Bize ihanet etti. | Open Subtitles | (هذا ما فعله (دانيالز) ، و ليس (نيكى - لقد خانتنا - |
| Sevgili dostumuz Alexis Bize ihanet etti. | Open Subtitles | "صديقتنا المخلصه "اليكسيس خانتنا |
| Leydi Margaret'ı tutuklamalısın . O Bize ihanet etti! | Open Subtitles | يجب أن تعتقل السيدة مارجريت لقد خانتنا! |
| - Hayır. - Bana ihanet etti, Celia. Bize ihanet etti. | Open Subtitles | لقد خانتني ، يا (سيليا) لقد خانتنا |
| Oscorp ikimize de ihanet etti ben sensiz oraya giremem, sen bensiz buradan çıkamazsın. | Open Subtitles | "أوسكورب" خانتنا سويّاً لذا لا يُمكنني الدخول هناك بدونك و أنت لا يُمكنك الخروج من هنا بدوني |
| Bize bir kere ihanet etti. | Open Subtitles | و الجزء الآخر ؟ , لقدْ خانتنا ذاتَ مرّة |