| Ama nehirler çoğu zaman ormanda aslında neler olduğunu saklıyor. | TED | ولكن ما يحدث اكثر من هذا بكثير النهر يخفي ما يحدث بالفعل داخل الغابة نفسها |
| Ara sıra, bu dev göçebelerden bazıları ormanda kaybolurlar. | Open Subtitles | أحيانا يضيع بعض هؤلاء المهاجرين العمالقة داخل الغابة |
| Yaratıklardan birisiyle karşılaştık. ormana doğru izliyoruz. | Open Subtitles | للتو تصادمنا مع أحد المخلوقات ونحن نتبعه داخل الغابة |
| Baksana, haydi ormana biraz solucan toplamaya gidelim. | Open Subtitles | لما لا نذهب إلى داخل الغابة للحصول على بعض الديدان؟ |
| Ormanın içlerine girmek bilinçaltımın dışında bir yol. | Open Subtitles | الذهاب إلى داخل الغابة فكرة بعيدة كل البعد عن قابليتي |
| Yani bana ormandaki eski bir karavan ve ağaçlara mıhlanmış bir sürü leş hakkında söyleyebileceğin bir şey yok mu? | Open Subtitles | حسنًا إذًا، لا يوجد شيء لتخبريني به بشأن العربة القديمة داخل الغابة وبعض جثث الحيوانات مسمرة على الأشجار؟ |
| Enkazın bazı parçalarının ormanın içine düştüğünü biliyoruz. Bu yüzden yarın yürüyüşe çıkacağım. | Open Subtitles | الآن، نعرف أن بعض الحطام قد سقط داخل الغابة ولهذا سأذهب غدًا بجولة بداخلها |
| Ben gençken senin kulübenin dışındaki ormanın içinde beklerdim ve sen dışarı çıktığında sana taş atardım sonra da saklanırdım. | Open Subtitles | عندما كنت صغيراً كنت دائماً أختبئ داخل الغابة عندما أهرب من منزلي وعندما جئت إلينا |
| Beni dinlemedi, ormanda kendini yıprattı. | Open Subtitles | ، إنه لم يستمع لي ألقي بنفسه داخل الغابة |
| On saattir ormanda yürüyoruz. Nasıl geri dönebiliriz? | Open Subtitles | نحن توغلنا داخل الغابة لمدة عشر ساعات كيف سنعود؟ |
| Gecenin bir yarısı ormanda dolaşıyorum, hava buz gibi, çamur içindeyim ve ayağımda güzel ayakkabılarım var. | Open Subtitles | التوغل داخل الغابة في منتصف الليل بالبرد المجمد في الطين , بحذائي الجميل |
| Ya ormanda deli gibi koşacaktın ki bu da senin için intihar olur, ya da buraya gelecektin. | Open Subtitles | لذا إما يكون إندفاع جنونى داخل الغابة والذى يُعتبر إنتحار أو , هنا عند النهر |
| Ancak bizonları ormanda pusuya düşürme şanslarını yitirdiler. | Open Subtitles | لكن فرصهم بنصب كمين لثيران البيسون داخل الغابة قد تلاشت |
| ormana girdikleri anda garip davranmaya başlıyorlar. | Open Subtitles | بمجرد أن خطوا داخل الغابة بدأوا في التصرف بغرابة |
| Zhao Guo askerleri mümkün olduğunca çabuk bir şekilde ormana çekmeyi unutmayın. | Open Subtitles | تذكري إغرائهم داخل الغابة بأسرع وقت ممكن |
| - ormana sığınalım. | Open Subtitles | . يجب عليّنا أنّ ننتقل الى داخل الغابة ، وأنّ نجد مأوى |
| Ormanın içlerine gitmenin tek yolu bu izleri izlemek. | Open Subtitles | السبيل الوحيد للتوغل داخل الغابة تقتضي اتباع هذه الآثار |
| Ormanın içlerine gitmeliyiz. | Open Subtitles | علينا أن نذهب إلى داخل الغابة |
| Periler ormandaki küçük bir kulübede Aurora'yı büyütme görevine başlamışlar. | Open Subtitles | باشرت الجنّيّات مسئوليّاتهنّ في تربية (أورورا) في كوخ صغير دافئ داخل الغابة |
| Kar taneleri hızlıca düşüyor, rüzgâr hoyratça esiyordu. Küçük Gruffalo'ysa ormanın içine doğru yürüyordu. | Open Subtitles | الثلج يتساقط بسرعة ، و الطقس مُغيم داخل الغابة التي ذهب فيها الـ(جيرافلو) الصغير |
| - Regina'ya göre Robin'le buluşma yeri ormanın içinde yarım günlük mesafede. | Open Subtitles | قالت (ريجينا) أنّ موقع اللقاء مع (روبن) يبعد مسيرة نصف يوم داخل الغابة |