| Zımbamı geri almalıyım... çünkü ona benim zımbam olduğunu söyledim. | Open Subtitles | يجب أن استعيد دباستي لقد اخبرته أنها دباستي |
| Gün giderek daha da kötüleşiyor. zımbam nerede? | Open Subtitles | اليوم السيئ على وشك أن يصبح أسوء أين دباستي الورقية؟ |
| Pekâlâ, yardım etmek istiyorsun? zımbam bozuldu. | Open Subtitles | حسناً تريد ان تساعدني دباستي مكسورة |
| Bu arada sana kendi Zımbamı getirdim ikili ve üçlü delgeç, eski tip silgi ve sana uzun süre yetecek kadar keçeli kalem. | Open Subtitles | في غضون ذلك أحضرت لكي دباستي الشخصية ولوازم مكتبية كافية حتى تأتي المملكة |
| Tel zımbam sizde sanırım, onu geri alabilir miyim lütfen? | Open Subtitles | اعتقد أن دباستي عندك... أرجوك |
| O benim zımbam. | Open Subtitles | إنها دباستي |
| - zımbam nerede? | Open Subtitles | أين دباستي ؟ |
| O benim zımbam. | Open Subtitles | إنها دباستي |
| Zımbamı alırlarsa, sonra ben--ben--ben-- | Open Subtitles | إذا أخذوا دباستي ...عندها... أنا... أنا |
| Ve Zımbamı da aldı, ve hiç geri getirmedi. | Open Subtitles | وقد أخذ دباستي ولم يرجعها |